İçeriğe atla
Duhân 12Cüz 25 · Sayfa 496

Duhân Sûresi 12. Âyet

الدخان

Sohbete sor

Rabbenâ-kşif ‘annâ-l'ażâbe innâ mu/minûn(e)

İnsanlar, "Rabbimiz! Bu azabı bizden kaldır, çünkü biz artık inanıyoruz" derler.

Duhân Sûresi

Âyeti kerime Rububiyet mertebesi âyelerindendir.


Bu acı veren bir azab! Diyorlardı. Ebu Süfyan bir kaç kişi ile Peygamber'e geldi. Allah Teâlâ'ya ve rahime (kan akrabalığına) and verdiler. Eğer dua eder de bu hali üzerlerinden savarsa iman edeceklerine söz verdiler. Ya Rabbi bizden azabı gider, biz müminiz yani bu azabı giderirsen iman edeceğiz demeleri de budur. İkinci tefsirde ise Hz. Ali'den şöyle nakledilmiştir: Kıyametten önce gökten gelecek bir dumandır. Kâfirlerin kulaklarına girecek ta ki her birinin başı püryan olmuş (sarhoş olmuş) başı dönecek, mümine de ondan zükam (nezle) gibi bir hal gelecek ve bütün yeryüzü içinde ocak yakılmış fakat deliği yok bir eve dönecek. Huzeyfe İbnü'l-Yeman'dan rivayet olunduğuna göre Resulullah buyurmuştur ki: "Alametlerin ilki Duhan ve Meryem oğlu İsâ'nın inmesi, Aden'in derinliklerinden çıkacak olan bir ateştir ki insanları mahşere sevk edecektir. Huzeyfe: Ya Resulullah o duhan nedir demiş, Resulullah, "O semanın açık bir duman ile geleceği günü ki insanları saracaktır." (Duhan,44/10,11) diye okuyup buyurmuştur ki, doğu ile batı arasını dolduracak, kırk gün kırk gece duracak, mümin zükam (nezle) gibi olacak, kâfire sarhoş gibi burnundan kulağından girip aşağısından çıkacak.[15]

Fusûs’ül Hikem de “Rabbi Hass” konusunda her bir kişinin özel rabbi olduğu bildirilmektedir. Âyet-i kerimede “Rabbena” bizim rabbimiz ifadesi ile celal üzere nefsi emmare yaşantısında olanlar “mudill” olan Aziz, Cabbar, Mütekebbir esmâlarından yardım istemektedirler. Ne kadar biz inanmaktayız deselerde bu esmâları nefsi emmare üzerine kullandıklarından inandıkları kendi varlıklarında olan hayali rablerinden başkası değildir. (M.D.)