Fede'â rabbehu enne hâulâ-ikavmun mucrimûn(e)
Sonra Musa, Rabbine, "Bunlar günahkar bir toplumdur" diye seslendi.
Duhân Sûresi
Âyet-i kerime yine rububiyet mertebesi âyetlerindendir.
Sözlükte “kesmek; günah ve suç işlemek” anlamlarındaki cürm kökünden türemiş bir sıfat olan mücrim “ağır günah işleyen kişi” demektir. Ebü’l-Bekā el-Kefevî, genelde “günah” mânasına gelen çeşitli kavramları izah ederken cürmü “ağır günah” ve mücrimi “kâfir” diye açıklamıştır. [21]
Akıl Mûsa’sı hakikate ve hadi olan rabbine davet ettiği nefsi emmare Fir’avununun hayal ve ve vehim kuvvetlerinin bu Tevhid-i esmâ tebliği karşısında Mudill’lilerinin sapkınlıklarından dönmedikleri için bunların günahkar bir kavim olduğuna karar verip “kelimullah” olduğu için rabbine seslendi. Ve aşağıdaki cevabı aldı…