İnnehum len yuġnû ‘anke mina(A)llâhi şey-â(en)(c) ve-inne-zzâlimîne ba'duhum evliyâu ba'd(in)(s) va(A)llâhu veliyyu-lmuttekîn(e)
Çünkü onlar, Allah'a karşı sana asla bir fayda sağlayamazlar. Şüphesiz zalimler birbirinin dostlarıdır. Allah ise kendisine karşı gelmekten sakınanların dostudur.
Duhân Sûresi
Nefsi emmare ilahlık tasladığı zaman kendi varlığında bulunan “güneş” in vehimi yönünden ışığını alır ve şartlanması ile mudilliğinin mütekebbir esmâsını nefsi emmare yönünde kullanıp ile Allah (c.c.) yani uluhiyet mertebesine karşı yücelik taslamaya kalkar.
“bisultânin mubîn” Açık bir şekilde ilahi bir yardım ile geliyorum. İlahi bir yardım ile bunları getiriyorum. (M.D.)
وَإِنِّي عُذْتُ بِرَبِّي وَرَبِّكُمْ أَن تَرْجُمُونِ {الدخان/20}
(44/20) “Ve-innî ‘uztu birabbî ve rabbikum en tercumûn(i)”
(44/20) “Şüphesiz ki ben, beni taşlamanızdan, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a sığındım.”
Câsiye Sûresi
151) Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (19)