İçeriğe atla
Mâide 11Cüz 6 · Sayfa 109

Mâide Sûresi 11. Âyet

المائدة

Sohbete sor

Yâ eyyuhâ-lleżîne âmenû-żkurû ni'meta(A)llâhi ‘aleykum iż hemme kavmun en yebsutû ileykum eydiyehum fekeffe eydiyehum ‘ankum(s) vettekû(A)llâh(e)(c) ve'ala(A)llâhi felyetevekkeli-lmu/minûn(e)

Ey iman edenler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani bir topluluk size el uzatmaya (tecavüze) kalkışmıştı da, Allah (buna engel olmuş) onların ellerini sizden çekmişti. Allah'a karşı gelmekten sakının. Mü'minler yalnız Allah'a tevekkül etsinler.

Mâide Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

(11) (Ya eyyühellezîne amenüzküru nı’metAllahi aleyküm iz hemme kavmün en yebsütu ileyküm eydiyehüm fekeffe eydiyehüm anküm* vettekullah* ve alellahi fel yetevekkelil mu’minun;)

“Ey imân edenler! Allah’ın size olan nîmetini hatırlayın. Hani bir topluluk size el uzâtmaya (tecavüze) yeltenmişti de, O (Allah) onların ellerini sizden çekmişti. Allah’tan korkun. Müminler yalnız Allah’a dayansınlar.” Cenâb-ı Hakk İslâmiyetin başlangıcındaki zorlukları ve bunların zaman içinde kendisi tarafından nasıl kolaylaştırıldığını hatırlatarak, uyarıda bulunuyor. İmân ehline hitâp ederek genel olarak hepsine özel olarak şu anda okuyana hitâp ediyor. Ve bütün çevren imân ehli olduğu halde bu ilâhî hakîkatleri idrâk etme yolunda olanlar ne kadar az, işte sen onlardansın ve bunu hatırla bu nîmetimi hatırla diyor. Cenâb-ı Hakk’ın açtığı bu kapılar Zâtının içerisine merkeze çeken bir oluşumdur ve bundan daha büyük bir nîmet tasavvur etmek mümkün değildir, Hakk sohbetleri çok yapılır fakat vahdet sohbetlerini karşılayacak hiçbir şey düşünülemez ve bu çok özel bir nîmettir.

İslâmiyetin ilk dönemlerindeki o zorlukları çıkarıp onlara büyük eziyet çektirenlerden de eser kalmış değildir, bunlar Cenâb-ı Hakk’ın en büyük nîmetlerindendir.

İşte bugün sizler de bu yolda başınıza gelen zorluklar karşısında ümitsizliğe düşmeyin çünkü bunların karşılığında Cenâb-ı Hakk bize o kadar büyük lütûflarda bulunmuştur ki bunları hatırlayarak rahat olun ve gayretli olun diyerek bize yol gösteriyor.

Bu zorluklar başta ağır gelmişse de Cenâb-ı Hakk onların ellerini sizden çektirdi yâni bireysel olarak sizin içinizde olan menfi kuvvetler Cenâb-ı Hakk’ın verdiği imân kuvvetini sizden almak isterler, namaz kılma, oruç tutma derler, boşver yapma bunları diyerek gaflette bırakırlar ve

bunların hepsinden men etmeye çalışırlar. Yâni dışarıda zâhiren olan hadîseler aynen içimizde de mevcuttur. Eğer bunlar olmaz ise mücadele olmaz ve mücadele olmayınca da bir işin kıymeti ortaya çıkmaz. İmânınız sağlam olduğu için ve ahitlerinizi yerine getirdiğiniz için Cenâb-ı Hakk bunların elini sizden çekti. Örneğin namaz Cenâb-ı Hakk’a karşı bir ahittir namaz kılındığında Cenâb-ı Hakk’a olan ahdimizi yerine getirmiş oluyoruz ve o zaman işte Cenâb-ı Hakk bu kötü güçlerin ellerini üzerimizden çekiyor ve bize yardımcı oluyor.

Mü’minler bu takdirde Allah’a güvensinler yâni Cenâb-ı Hakk diğer isimleri zikretmiyor ve Allah ismini zikrederek, esmâ ve sıfât mertebelerine değil zât mertebesine güvenin hedefiniz Allah câmi’ ismi olsun demek istiyor.

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)