İçeriğe atla
Mâide 60Cüz 6 · Sayfa 118

Mâide Sûresi 60. Âyet

المائدة

Sohbete sor

Kul hel unebbi-ukum bişerrin min żâlike meśûbeten ‘inda(A)llâh(i)(c) men le'anehu(A)llâhu veġadibe ‘aleyhi vece'ale minhumu-lkiradete velḣanâzîra ve'abede-ttâġût(i)(c) ulâ-ike şerrun mekânen veedallu ‘an sevâ-i-ssebîl(i)

De ki: "Allah katında cezası bundan daha kötü olanları size haber vereyim mi? Onlar, Allah'ın lanetlediği ve gazabına uğrattığı, içlerinden maymunlar ve domuzlar çıkardığı kimseler ile şeytanlara tapan kimselerdir. İşte bunların yeri daha kötüdür ve onlar doğru yoldan daha çok sapmışlardır."

Mâide Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

(60) (Kul hel ünebbiüküm Bi şerrin min zâlike mesubeten indAllah* men leanehullahu ve ğadıbe aleyhi ve ceale minhümül kıradete vel hanazîre ve abedet tağut* ülâike şerrun mekânen ve edallü an sevais sebîl;) De ki: "Allah katında cezaya çarptırılma bakımından bunlardan daha kötüsünü size haber vereyim mi? Allah, kimlere lânet etmiş ve gazâbına uğratmışsa; kimlerden maymunlar, domuzlar ve taguta tapanlar yapmışsa, işte bunların makâmı daha kötüdür ve onlar düz yoldan daha çok sapmışlardır".

Yaşadığımız âlemde acaba kaç kişi gerçekten hem iç hem dış bünye olarak insân vasfına hâizdir. Âhirette dünyada kalan cesetlerin içindeki gerçek mâna ne ise o ortaya çıkacaktır. Bütün insânlar insân fıtratı üzerine doğmasına rağmen kendisinde bütün hayvâni fıtratları da

mevcuttur. İşte kim kendisindeki insân fıtratını kullanır ve hayvâni fıtratlarını ortadan kaldırırsa âhirette insân olarak zuhûra gelecektir. Bu oluşum sadece ilim olarak değil tabî ki şeriatın gerektirdiği amellerinde yapılması gereklidir bunun için sadece irfan ehline ait değildir bu oluşum.

Âhirette insân cinsinden üç tür oluşum çıkacaktır, birisi dünyada insân olarak yaşamış ve insânlık kemâline ermiş olanlar âhirette insân olarak zuhûra çıkacaklar, ikincisi dünyada insân sûretinde yaşamasına rağmen insânlık hasletine ulaşamamış ve bâtınında oluşumunda kaldığı hayvân ne ise onun sûretinde ortaya çıkacak, üçüncüsü dünyada hayvân olarak yaşamış ve âhirete hayvân olarak intikal etmiş olan gruptur, bunların arasındaki adaletin oluşmasından sonra Cenâb-ı Hakk onlara “toprak olun diyecek” ve onlar toprak olup gidecekler ve asıllarına dönecekler çünkü rahmâniyetle ilgileri olmadığı için sadece bu dünya için halkedildiklerinden bunun gereği yerine gelecek. Bunların durumlarını gören ikinci grup “yâ leytenî küntü tûrâba” yâni “keşke toprak olsaydık” (Nebe, 78/40) diyecekler fakat böyle bir şey onlar için söz konusu olmayacak ve âzab ile mükâfat yerini bulacaktır.

Başka insânlar ile alay edenler zâten şu anda bu maymunluk hâlini oynuyorlar, âhirette bu oluşum kendilerinde asli olarak çıkacak. Cenâb-ı Hakk ben size Rahmân ismini verdim siz onu Kahhar’a çevirdiniz diyecek. İşte sapmış olanlarda bu kendi esmâi ilâhîyyesini gerektiği gibi kullanamayarak ortaya çıkarması gereken Hâdi, Velî (v.b.) isimleri ortaya çıkarmadan bunların zıttı olan isimler üzerinde yaşantılarını sürdürenlerdir.

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)