İnne-lleżîne âmenû velleżîne hâdû va-ssâbi-ûne ve-nnasârâ men âmene bi(A)llâhi velyevmi-l-âḣiri ve'amile sâlihan felâ ḣavfun ‘aleyhim velâ hum yahzenûn(e)
Şüphesiz inananlar (müslümanlar) ile Yahudiler, Sabiiler ve Hıristiyanlardan (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve salih ameller işleyenler için hiçbir korku yoktur. Onlar mahzun da olmayacaklardır" (diye hükmedilmiştir.)
Mâide Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(69) (İnnellezîne âmenu vellezîne hadu vassabiune vennesara men amene billâhi vel yevmil ahıri ve amile salihan felâ havfün aleyhim ve lâ hüm yahzenun;)
“Muhakkak ki inananlar, yahudiler, sabiiler ve hıristiyanlardan kim Allah'a ve ahiret gününe imân eder ve güzel amel işlerse, onlar için bir korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardır.” Yahudilerden Mûsâ (a.s.) ın getirdiği gerçek hukûku idrâk etmiş olanlar, sabiiler yâni yıldızlar ile ilgilenenler ve hıristiyanlardan aynı şekilde İsâ (a.s.) ın getirdiklerinin gerçeğini idrâk etmiş olanlar.
Örneğin bir çocuk babasının kendisinden yapmasını istediklerini yaparsa ona bir korku olmaz. Fakat babasının rızâsı olmadan bir fiil işlerse ondan korkar.