İçeriğe atla
Zâriyât 53Cüz 27 · Sayfa 523

Zâriyât Sûresi 53. Âyet

الذاريات

Sohbete sor

Etevâsav bih(i)(c) bel hum kavmun tâġûn(e)

Onlar bunu birbirlerine tavsiye mi ettiler (ki hep aynı şeyleri söylüyorlar)? Hayır, onlar azgın bir topluluktur.

Zâriyât Sûresi

Yolumuza 53. âyetler ile devam edelim;


(ZARİYÂT 53) – (E tevasav bih bel hum kavmun tağun)

(51/53) – “Bunu (nesilden nesile) birbirlerine vasiyet (tavsiye) mi ettiler? Doğrusu onlar azgın bir topluluktur.”


Zariyât sûresi 53. Âyette de bir anlam bütünlüğü olması için 52. âyete mealen bakalım.

(51/52) – “İşte böylece, öncekilere her hangi bir peygamber geldiğinde hemen: O, bir büyücüdür onlardan veya delidir, dediler.” Zariyât sûresi 53. Âyette dikkat çeken “tagut” ve “tavsiye” dir.

Tağut; İmam-ı Kurtubî hazretleri buyuruyor ki: Tağut, put ve şeytan demektir. Enes bin Malik hazretleri, (Tağut, Allahü teâlâdan başka, kendisine ibadet edilen her şeydir) buyurmuştur. Hazret-i Ömer de, (Tağut, şeytandır) buyurmuştur. Tağut, tuğyan kelimesiyle aynı kökten türemiştir, insanı azdıran her şeydir. El-Cevherî, (Tağut, kâhin, şeytan veya sapıklıkta başı çeken kimsedir) demiştir. (Cami-ul-ahkâm) [İntennetten alınan bilgidir] Görüldüğü gibi şeytan ve avanesinin peygamberler hakkında ki tavsiyesi (vasiyeti) peygamberlerin büyücü ve deli olduğu yönündedir.

İnananların ise tavsiyesi “Asr” sûresinde belirtilen Hakk’ı ve Sabrı birbirlerine tavsiye etmeleridir.

Asrın hakikat-ı nedir?

(ق) “Kaf” sayısal değeri “100” idi… 100 aynı zamanda (عصر) “Asr” denilen 100 yıllık zamanın ifâdesidir. (والعصر) “Vel Asr” Asr’a yemin olsun (103/1) (سورة العصر) “Asr Sûresinde” Vavı-Kasem’i başına alarak geçmektedir… 1000 yıllık zamana da dehr denmekte ve Resûlüllah (s.a.v) Efendimiz “Dehre küfretmeyin O, Allah’tır” buyurmuştur.

Bu sûrenin sıra numarası 103, nüzûl sıra numarası 13, âyet sayısı 3, fasılaları (ر) “Re” dir. Görüldüğü gibi sıra ve nüzûlü 13 tür…

(عصر) “Asr” sayısal değeri, (ع) Ayn: 70, (ص) Sad: 90, (ر) Re: 200, (70+90+200)= 360… 360 derece lik dönüş ile 24 saatlik günlük zaman dilimi oluşmakta bu güneş etrafındaki dönüşü ile güneş yolu ve Ay’ın dünyâ etrafında ki dönüşü ile Kamer-i denilen takvim oluşmakta ve bu senelik seyri sülûk’u oluşturmaktadır. Zaman, En, boy, yükseklikten sonra 4. Boyut olarak bu âlem aynasında zaman ile hareketli görüntü oluşmaktadır. Dünya kutru ortadan kalkarsa, ortada kalacak olan uzaydır. Bu “Zûlmet-Karanlık-Soğuk”tur. Uzaya giden astronotlar uzayda güneşin dahi gözükmediğini, görülenin lacivert bir boşluk olduğunu ifâde etmektedirler. Işığın oluşması için yansıma yani çarpıp döneceği bir yere ihtiyâcı vardır. Güneş ışığı dünyaya çarpıp, bir yansıma ve bir aydınlanma oluşmaktadır. Cenâb-ı Hakk (c.c.), Hazreti Âdemi, balçıktan kara bir topraktan halketmişti. Hakîkat-i İlâhiye güneşinin ışını alıp yansıtması bu şekilde olmaktadır. Ama bu sırrın güzelce cilâlanıp parlak hâle getirilmesi lâzımdır. Bir insânın ömrüde bir (عصر) “Asr”dır.

(و) Vav: Vahidiyyet, Velâyet hakîkatleri…

(ا) Elif: Ahadiyyet, (ل) Lâm: Ulûhiyyet ve İlm-i İlâhi…

(ع) Ayın: Göz, (ص) Sad: Samadiyyet hakîkatleri, (ر) Re: Rahmâniyet Vahidiyyet sahasında, An-ı dâimde velâyet sırrı ile Ahadiyyet ve Ulûhiyyeten aldığı İlm-i İlâhi, Samadiyyet hakîkatleri ve rahmâniyyet hakîkatleri ile âlemlerin sırrını zaman aynasında 18 bin âlemi seyreden Hakk’ın göz bebeğidir.[67] “ İz- -T-B- ” Nübüvvet son bulduğu halde risâlet müeessesinin devam ettiği bilinen bir gerçektir. Peygamber haber getiren, haberci demektir. Efendi Babamızda Rasülün şeraitinden gelen ilhamatlar ile bizlere haber vermektedir. İşte bazı çevreler ve hatta bizdenmiş gibi görünen kimseler daha sonra Efendi Babamızın daha önce ki kaynaklardan almış olduğu şeriat, risâlet ve irfaniyet ilimleri gönül deryasında derleyip bizlere aktardığı ilimlerle kendisini büyücü ve delirmiş gibi vasıflar verebilirler, âyette görüldüğü gibi tuğyan ehlinin halleridir. İbretlik hikâyelerdir.

Efendi Babam bir mail-inde fakîre “ Evladım bizi takdir edenler olduğu gibi, inkar edenler oldu. İt ürür kervan yürür.” Demiştir…(Murat Derûni)

“Ve tevasav bil hakkı ve tevasav bis sabr”[68] “ İz- -T-B- ”


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)