Ve ennehu huve edhake ve ebkâ
Şüphesiz O, güldürür ve ağlatır.
Necm (Yıldız) Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
Yani hakikat-i ilâhiyye üzere hayatını sürdürmüş olan kimselerin ağlamak ve gülmek iki özelliğidir.
Burada beşeriyet yönüyle bakıldığında ağlattı demesi,
cehenneme attı demektir; birini de güldürdü demesi de cennetlik etti demektir. Yani kendi çalışması ile birinin yüzünü güldürdü, birinin de yüzünü ağlattı demektir. Bu ilk şeriat anlamındadır. Biraz daha mânâyı yükselttiği-mizde, “ağlamak, gülmek” ayni letâfette, leziz hükmündedir. Gülmesi huzur bulmasıdır; ağlaması ise, sevinç ağlamasıdır. Esasında bunların ikisi de içiçe olan tek bir mânâdır. İnsân her iki hâlde de ağlar. Kişi sevinçten güler, sevinçten ağlar.
Şeriat bakımından sevap, günah mertebesinden bakılırsa, ikisi birbirinden ayrı ve zıtmış gibi görülür.
Hakikat bakımından bakılırsa ikisi de tek bir lezzetin iki tezahür hâlidir. Güldürdü ve ağlattı yani ikisini de hoş olarak ortaya getirdi.
(Necm Sûresi 53/44)
هُوَ أَمَاتَ وَأَحْيَاعوَأَذْ ﴿٤٤﴾
ve ennehü hüve emate ve ahya “Ve şüphe yok, O'dur, O'dur ki, hem öldürdü ve hem hayata erdirdi.