Febi-eyyi âlâ-i rabbikumâ tukeżżibân(i)
O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
Er-Rahmân
Terzibaba - Necdet Ardıç
febieyyi ala-i rabbiykü ma tükezzibani?
“bu halde/öyleyken Rabbinizin nimetlerinin hangisi ile kezzib/yalanlarsınız “Ey inanlar ve cinler! Öyleyken Rabbinizin nimetlerinden hangisini! yalanlarsınız. ?
Kur’anı Keriym Zariyat Suresi 51. sure 56. ayet-i kerimede:
لِيَعْبُدُونَِوَالْإِنْسُ إِلَّاعوَمَا خَلَقْتُ الْجِنِّ
ve ma halaknel cinne vel inse illa liy’abüduni “ve cinleri ve insanları illa/ancak, istisna bana ibadet/kulluk etsinler için/diye halkettim.”
“Cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye halkettim.” buyurulmuştur.
Bazıları bu ayette geçen “liyağbudün” kelimesini “liyağrufün” olarak da ifade etmişlerdir.
İbadet ehli yaptığı ibadetlerin neticesinde, o ibadetinin irfaniyetine de ulaşması gerekmektedir. Kemalat ancak böyle oluşur.
Cenab-ı Hakk’m cin ve insanlara verdiği en büyük nimet “ibadet” ve “irfaniyet”tir.
Çoğunlukla bu görevlerinde ihmallik gösteren cin ve insanlara bu görevleri hatırlatılmakta ve diğer nimetlerle birlikte yalanlanmaması lazım geldiği şiddetle ihtar edilmektedir.
Elmalı’lı Hamdi Yazır yukarıda aynı ayet geçtiği için olmalı ki, buradaki 16.inci ayet hakkında yorum yapmamıştır.