Hâżihi cehennemu-lletî yukeżżibu bihâ-lmucrimûn(e)
İşte bu suçluların yalanladıkları cehennemdir.
Er-Rahmân
Terzibaba - Necdet Ardıç
hazihî cehennemülletiy yükezzibü bihel mücrimune hazihi/ İşte bu cehennem ki mücrimler bihe/onun ile kezzib/tekzib yalanlıyordu İşte bu, o cehennemdir ki, bunu o günâhkârlar tekzîb ederler “İşte bu, suçluların yalanladığı cehennemdir.” Mücrimlere, “inkar ettiğiniz cehennem işte budur,” diye yakıyınen gösterilir.
Günahkarların inkar ettikleri: “cehennem yoktur, ben ahirete inanmam” gibi sözleri sarf edenlere akıbetleri gösterilmektedir.
Cehennem iki türlüdür.
Biri zahirî cehennem: Yukarıda ifade edilen, insanın içine girdiği dışardan yakan cehennem;
diğeri ise batınî cehennem: Kişinin içinde olan nefs-i emmarenin içerden yakan ihtiras ateşidir.
Elmalı’lı Hamdi Yazır bu ayet hakkında özetle şöyle diyor;
[İşte bu cehennem ki; suçlular onu yalanlıyor ve yalan olduğnıın söylüyorlardı.]