İżâ rucceti-l-ardu raccâ(n)
(3-7) Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, (kimini) yükseltir, (kimini) alçaltır.
Yer şiddetle sarsıldığı
Vâkıa Suresi'nin 4. ayeti, kıyamet gününün dehşet verici başlangıcını, yeryüzünün şiddetli bir şekilde sarsılması ve dağların parçalanması metaforlarıyla tasvir eder. Ayet, bu kozmik değişimlerin insanlık üzerindeki etkisine bir giriş niteliğindedir.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'r-c-c' kökünü 'şiddetli hareket, sarsıntı' olarak açıklar. Ayetteki 'rücceti' fiili, yeryüzünün kıyamet anında maruz kalacağı büyük ve sürekli sarsıntıyı, adeta bir şeyin çalkalanması gibi bir durumu ifade eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'r-c-c' kelimesinin 'bir şeyi şiddetle hareket ettirmek, sarsmak' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, yeryüzünün kendi ekseni etrafında veya içsel bir güçle şiddetli bir şekilde sarsılmasını, dengesinin tamamen bozulmasını vurgular.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'rücceti' fiilini 'sarsıldı, hareket ettirildi' şeklinde yorumlar. Bu bağlamda, yeryüzünün kıyamet alameti olarak yaşadığı bu sarsıntının, mecazi olarak da insanların kalplerindeki korkuyu ve dehşeti tetiklediğini ima eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'el-ard' kelimesini 'üzerinde durulan, yayılan ve yerleşilen' olarak tanımlar. Ayetteki 'el-ard', kıyamet öncesi büyük sarsıntıyı yaşayacak olan, bilinen ve üzerinde hayatın devam ettiği yeryüzünü ifade eder.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): el-Kefevî, 'ard' kelimesinin 'yüksekliğin zıttı olan alçaklık' ve 'üzerinde yaşanılan yer' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayette, bu kelime, kıyametle birlikte temel yapısı değişecek olan fiziksel dünyayı temsil eder.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Semîn el-Halebî, 'raccen' kelimesinin 'rücceti' fiilinin mastarı olarak geldiğini ve bu tür kullanımların fiilin anlamını pekiştirdiğini, sarsıntının şiddetini ve sürekliliğini vurguladığını belirtir. Bu, yeryüzünün sadece sarsılmakla kalmayıp, çok şiddetli ve sürekli bir sarsıntıya maruz kalacağını ifade eder.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'raccen' kelimesinin 'şiddetli hareket ve çalkalanma' anlamını taşıdığını ve ayetteki kullanımının, yeryüzünün kıyamet anında yaşayacağı sarsıntının büyüklüğünü ve dehşetini tasvir etmek için bir pekiştirme edatı olarak kullanıldığını açıklar.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, Kur'an'daki mastar kullanımlarının, fiilin ifade ettiği eylemin yoğunluğunu ve mutlaklığını vurguladığını belirtir. 'Raccen' kelimesi de 'rücceti' fiilinin anlamını güçlendirerek, yeryüzünün sarsıntısının sıradan bir sarsıntıdan çok daha öte, yıkıcı ve kaçınılmaz bir olay olduğunu gösterir.
Vâkı'a Sûresi
وَبُسَّتِ الْجِبَالُ بَسًّاۙ ﴿٥﴾