Vekeżâlike ce'alnâ fî kulli karyetin ekâbira mucrimîhâ liyemkurû fîhâ(s) vemâ yemkurûne illâ bi-enfusihim vemâ yeş'urûn(e)
İşte böyle, her memlekette günahkarları oranın ileri gelenleri kıldık ki oralarda hilekarlık etsinler. Halbuki onlar hilekarlığı ancak kendilerine yaparlar. Ama farkında olmuyorlar.
En'âm Sûresi
“Vekezâlike ce’alnâ fî kulli karyetin ekâbira mucrimîhâ liyemkurû fîhâ vemâ yemkurûne illâ bi-enfusihim vemâ yeş’urûn(e)” İşte böyle, her memlekette günahkârları oranın ileri gelenleri kıldık ki oralarda hilekârlık etsinler. Hâlbuki onlar hilekârlığı ancak kendilerine yaparlar. Ama farkında olmuyorlar. (6/123)
Her bir memleketin ileri gelenler olduğu gibi insanda bir memlekettir. Yaşantıda mudill ağırlıklı ise oranın ileri gelenide nasıl mısır da Firavun oranın ileri geleniydi. Mekke’nin ileri geleni ebu Cehil di. İnsanın varlığında bu nefsi emmare bunların temsilcileri olarak varlığında ileri gelendir. Varı yok, yoku var göstererek hilekarlık yapar ve o memleketin helakına sebep olur.