Huve-lleżî ḣalekakum min tînin śümme kadâ ecelâ(en)(s) ve ecelun musemmen ‘indeh(u)(s) śümme entum temterûn(e)
O öyle bir Rab'dır ki, sizi çamurdan yaratmış, sonra (her birinize) bir ecel tayin etmiştir. (Kıyametin kopması için) belirlenmiş bir ecel de O'nun katındadır. Siz ise hala şüphe ediyorsunuz.
En'âm Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
O öyle bir Rab’dır ki, sizi çamurdan halk etmiş, sonra (her birinize) bir ecel tayin etmiştir. (Kıyametin kopması için) belirlenmiş bir ecel de O’nun katındadır. Siz ise hâlâ şüphe ediyorsunuz. (6/2)
Bilindiği gibi ecel “müddet” demektir, bu âlemde her şeyin bir müddeti vardır, bu müddet sona erince o varlık geldiği izafi yokluktan gene, o yokluğa geri döner ve bu dünya görüşü şartlarından gayba çekilir. Aslında tamamen bitmez, başka bir hale veya aslına dönüşür. T.B.