Velekad kużżibet rusulun min kablike fesaberû ‘alâ mâ kużżibû veûżû hattâ etâhum nasrunâ(c) velâ mubeddile likelimâti(A)llâh(i)(c) velekad câeke min nebe-i-lmurselîn(e)
Andolsun ki, senden önce de birçok Peygamberler yalanlanmıştı da onlar yalanlanmalarına ve eziyet edilmelerine karşı sabretmişler ve nihayet kendilerine yardımımız yetişmişti. Allah'ın kelimelerini değiştirebilecek bir güç de yoktur. Andolsun peygamberler ile ilgili haberlerin bir kısmı sana gelmiş bulunuyor.
En'âm Sûresi
“Velekad kuzzibet rusulun min kablike fesaberû ‘alâ mâ kuzzibû veûzû hattâ etâhum nasrunâ velâ mubeddile likelimâti(A)llâh(i) velekad câeke min nebe-i-lmurselîn(e)” Andolsun ki, senden önce de birçok Peygamberler yalanlanmıştı da onlar yalanlanmalarına ve eziyet edilmelerine karşı sabretmişler ve nihayet kendilerine yardımımız yetişmişti. Allah’ın kelimelerini değiştirebilecek bir güç de yoktur. Andolsun peygamberler ile ilgili haberlerin bir kısmı sana gelmiş bulunuyor. (6/34)
Hakikat-i Muhammedi programının Âdem a.s. dan Muhammed (s.av.) kadar olan tüm resülleri – risalet mertebesi inarcılar tarafından ylanlanmıştı. Sabır esmâsı son esmâdır. Tüm resüller kendilerindeki hakikate eziyet karşısında “Nasru-na” zâti yardım ile desteklenmiştir.
“Men Sabera zafera” Kim sabretti zafere ulaştı denmiştir. Kendi varlığında bu resüllerin yaşantısını idrak edip hal etmeye çalışan irfan ehlide bu eziyetler ile karşılaştıkları ve bu yolda boyunlarını verdikleri bilinen bir gerçektir.
Hz. Mûsâ “Kelimullah” Allah’ın konuştuğu kişi, Hz. İsâ Kelimetullah, Allahü teâlânın kelimesi demektir. Hz. Muhammed ise Cevami’ül Kelim, kelimelere camidir.
Bunları değiştirebilecek güç yoktur. Haber ulaştıran resüllerin haberinin bir kısmı Muhammediyet mertebesine ulaşmıştır.