Ve enżir bihi-lleżîne yeḣâfûne en yuhşerû ilâ rabbihim(ﻻ) leyse lehum min dûnihi veliyyun velâ şefî'un le'allehum yettekûn(e)
Kendileri için Allah'tan başka ne bir dost, ne de bir şefaatçi bulunmaksızın, Rab'lerinin huzurunda toplanmaktan korkanları, Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar diye, onunla (Kur'an ile) uyar.
En'âm Sûresi
“Ve enzir bihi-llezîne yehâfûne en yuhşerû ilâ rabbihim leyse lehum min dûnihi veliyyun velâ şefî’un le’allehum yettekûn(e)” Kendileri için Allah’tan başka ne bir dost, ne de bir şefaatçi bulunmaksızın, Rab’lerinin huzurunda toplanmaktan korkanları, Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar diye uyar. (6/51)
“Havf” edenler… Tasavvuf’un başlarında salik havf ve reca, korku ile umut arasındadır… Kimi zaman kokru içinde olan salik bu âyet ile umutlandırılmaktadır.
Veli ismiyle imân edenlerde rububiyet mertebesi ile tevhid-i esmâ mertebesinden rabbleri orada zuhur etmiştir. Şefatçileri de veli ismi ile rabbleri olacaktır.
İttika etsinler sakınsınlar diye tarikat mertebesinin ittikası bir an önce rabbinin muhabbetinden geri kalmaktır…