Kul innî ‘alâ beyyinetin min rabbî ve keżżebtum bih(i)(c) mâ ‘indî mâ testa'cilûne bih(i)(c) ini-lhukmu illâ li(A)llâh(i)(s) yekussu-lhakk(a)(s) ve huve ḣayru-lfâsilîn(e)
De ki: "Şüphesiz ben, Rabbimden (gelen) kesin bir belge üzereyim. Siz ise onu yalanladınız. Sizin acele istediğiniz azap benim elimde değil. Hüküm yalnızca Allah'a aittir. O, hakkı anlatır. O, hakkı batıldan ayırt edenlerin en hayırlısıdır."
En'âm Sûresi
“Kul innî ‘alâ beyyinetin min rabbî ve kezzebtum bih(i) mâ ‘indî mâ testa’cilûne bih(i) ini-lhukmu illâ li(A)llâh(i) yekussu-lhakk(a) ve huve hayru-lfâsilîn(e)” De ki: “Şüphesiz ben, Rabbimden (gelen) kesin bir belge üzereyim. Siz ise onu yalanladınız. Sizin acele istediğiniz azap benim elimde değil. Hüküm yalnızca Allah’a aittir. O, hakkı anlatır. O, hakkı batıldan ayırt edenlerin en hayırlısıdır.” (6/57)
“Kûl” Habibim deki elbette ben rabbbim olan Allah c.c. den geleni açıklayacığım. Siz bu Allah’lık işaretlerini yalanladınız. Hükmen olan, aslen olmayan bu âlemler hayalinin hakikati Allah’a aittir. Acele istediğiniz hüküm de Allah tarafından verilecektir. Hakk olan hadi zuhurlarını ve mudill olan batıl zuhurlarını ayırmakta Allahı c.c. in vereceği hüküm ile olacaktır.