Vehuve-lleżî enşeekum min nefsin vâhidetin femustekarrun vemustevde'(un)(k) kad fessalnâ-l-âyâti likavmin yefkahûn(e)
O, sizi bir tek candan yaratandır. Sizin bir karar kılma yeriniz, bir de emanet bırakılma yeriniz var. Biz anlayan bir toplum için ayetleri ayrı ayrı açıklamışızdır.
En'âm Sûresi
O, sizi bir tek candan (nefisten) halk edendir. Sizin bir karar kılma yeriniz, bir de emanet bırakılma yeriniz var. Biz anlayan bir toplum için âyetleri ayrı ayrı açıklamışızdır. (6/98)
“Biz; anlayan kimselere, âyet ve alâmetlerimizi açıkça bildirdik,” buyrulmaktadır.
Bu âyet zâtidir; Cenâb-ı Hakk sıfâtları ile Fûrkan mertebesinden zât’ının (âyetleri) işaretlerini tafsilatlı olarak izah ettiğini kendi ağzından düşünenler için bildirmektedir.[76]
وَهُوَ الَّذِيَ أَنزَلَ مِنَ السَّمَاء مَاء فَأَخْرَجْنَا بِهِ نَبَاتَ كُلِّ شَيْءٍ فَأَخْرَجْنَا مِنْهُ خَضِرًا نُّخْرِجُ مِنْهُ حَبًّا مُّتَرَاكِبًا وَمِنَ النَّخْلِ مِن طَلْعِهَا قِنْوَانٌ دَانِيَةٌ وَجَنَّاتٍ مِّنْ أَعْنَابٍ وَالزَّيْتُونَ وَالرُّمَّانَ مُشْتَبِهًا وَغَيْرَ مُتَشَابِهٍ انظُرُواْ إِلِى ثَمَرِهِ إِذَا أَثْمَرَ وَيَنْعِهِ إِنَّ فِي ذَلِكُمْ لآيَاتٍ لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ {الأنعام/99}
“Vehuve-llezî enzele mine-ssemâ-i mâen feaḣracnâ bihi nebâte kulli şey-in feahracnâ minhu ḣadiran nuhricu minhu habben muterâkiben vemine-nnaḣli min tal’ihâ kinvânun dâniyetun vecennâtin min e’nâbin ve-zzeytûne ve-rrummâne muştebihen veġayra muteşâbih(in) unzurû ilâ semerihi izâ esmera veyen’ih(i) inne fî zâlikum leâyâtin likavmin yu/minûn(e)”