Senesimuhu ‘alâ-lḣurtûm(i)
Yakında biz onun burnunu damgalayacağız.
Kalem Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
Yakında biz onu, o hortumun üzerinde damgalayacağız. Burada “burun” yerine “hortum” denilmesi, yukarda takdir edilmiş olduğunu söylediğimiz kibir ve gurur fiiline işarettir. “Burnu büyümek,” “burun şişirmek” gibi kibir ve gururdan kinayedir. Sonra hortum fil ve domuz burunlarında kul-lanıldığı ve yüze, burna damga ve dağ en çirkin şeyler olduğu için, bu sözde onu büyük bir şekilde aşağılama manası vardır. Onun için Hz. Peygamber hayvanların bile yüzlerinden damgalanmasını yasaklamış ve bunu yapana lanet etmiştir. Yüzde burun ise en önde olduğu için en göze batan, ilk sakınılması gereken ve şeref ve onur işareti sayılan ve ondan dolayı en muhterem secde yeri olan bir uzuvdur. Hatta bazıları, “yüz güzelliği burundadır” demişerdir ki şairin şu beyti bundandır:
Yiğidin güzelliği burnundadır, burun zinetsiz iken. Artık ona bir "ben" de zinet olduğu zaman nasıl, ne kadar güzel olur, bir düşün. (Müellif)
Kısacası hortumunu dağlamak, damgalamak; bizim kullandığımız “burnunu kırmak” deyiminde olduğu gibi son derece aşağılamaktan kinayedir ki nasıl olursa olsun, gerek maddi olsun, gerek manevi; gerek dünya ile ilgili olsun, gerek ahiretle ilgili olsun. Bununla beraber burada işin önce dünya ile ilgili yönü anlatılmak üzere buyruluyor ki: