Fehuve fî ‘îşetin râdiye(tin)
Artık o, hoşnut bir hayat içindedir.
Artık o hoşnut bir hayattadır.
Bu ayet, cennet ehlinin ahiretteki durumunu tasvir ederken, 'yaşayış' ve 'hoşnutluk' kavramları üzerinden onların elde ettiği mutluluğu ve huzuru vurgulamaktadır. Özellikle 'râdıye' kelimesi, sadece dışsal bir hoşnutluğu değil, aynı zamanda içsel bir tatmini de ifade eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'ayş' kökünü 'hayatın devamı' olarak tanımlar. 'Îşe' ise, 'yaşayış şekli' veya 'geçim' anlamına gelir. Ayetteki 'îşetin râdıyetin' ifadesi, cennet ehlinin içinde bulunduğu, kendisinden razı olunan, hoş ve güzel bir yaşam biçimini anlatır.
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Sicistânî, 'îşe' kelimesini 'yaşama hali' ve 'geçim' olarak açıklar. Ayetteki kullanımıyla, cennetliklerin dünya hayatındaki sıkıntılardan uzak, rahat ve huzurlu bir hayat sürdüklerini belirtir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'hayat' kavramının Kur'an'daki farklı boyutlarını incelerken, 'îşe'nin daha çok 'yaşamın niteliği'ne vurgu yaptığını belirtir. Ayetteki 'îşetin râdıyetin' ifadesi, cennet hayatının sadece varoluşsal bir durum değil, aynı zamanda niteliksel olarak da üstün ve tatmin edici olduğunu gösterir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'rıdâ' kelimesini 'bir şeyden hoşnut olmak, onu beğenmek' olarak açıklar. 'Râdıye' ise, 'razı olan' veya 'razı olunan' anlamına gelir. Ayetteki 'îşetin râdıyetin' ifadesi, cennet hayatının hem cennet ehli tarafından beğenilen hem de bizzat kendisi hoşnutluk veren bir yaşam olduğunu vurgular.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'rıdâ'yı 'kalbin bir şeye meyletmesi ve onu kabul etmesi' olarak tanımlar. 'Râdıye' kelimesi, cennet hayatının öyle bir nitelikte olduğunu gösterir ki, o hayatın kendisi bile 'razı olmuş' gibidir, yani kusursuz ve eksiksizdir, bu da cennet ehlinin tam bir hoşnutluk içinde olduğunu ifade eder.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'rıdâ' kavramının Kur'an'daki kullanımında hem Allah'ın kuldan razı olmasını hem de kulun Allah'tan razı olmasını içerdiğini belirtir. Ayetteki 'râdıye' kelimesi, cennet ehlinin yaşamının, kendisinden tam bir hoşnutluk duyulan, içsel ve dışsal olarak tatmin edici bir nitelikte olduğunu gösterir.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.