Fî cennetin ‘âliye(tin)
Yüksek bir cennettedir.
Yüksek bir cennettedir.
Hâkka Suresi'nin 22. ayeti, cennetin niteliklerini 'yüksek' ve 'bahçe' kavramları üzerinden tasvir etmektedir. Bu ayet, cennet ehlinin erişeceği makamın yüceliğini ve mekanın güzelliğini dilbilimsel olarak vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'c-n-n' kökünün örtme ve gizleme anlamı taşıdığını belirtir. 'Cennet', ağaçların toprağı örtmesi sebebiyle bu adı almıştır ve ayetteki kullanımıyla ahiretteki mükafat yurdunu, yani gözlerden gizlenmiş, güzelliklerle dolu bahçeyi ifade eder.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'cennet' kelimesinin Kur'an'da hem dünya bahçeleri hem de ahiret bahçeleri için kullanıldığını ifade eder. Bu ayetteki 'cennet' ise, müminlere vaat edilen, meyveleri sarkmış, yüksek ve hoş bir yaşayışın olduğu ahiret yurdudur.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'cennet' kavramının Kur'an'da temel olarak 'bahçe' anlamına geldiğini, ancak zamanla dini bir terim olarak ahiret mükafatını ifade eden özel bir anlam kazandığını belirtir. Ayetteki 'cennet', bu dini ve eskatolojik anlamıyla, müminlerin ulaşacağı nihai mutluluk mekanını temsil eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'a-l-v' kökünün yükselme, yücelme ve üstün olma anlamlarını taşıdığını belirtir. 'Âliye' kelimesi, hem mekânsal yüksekliği hem de mertebe ve şeref bakımından yüceliği ifade eder. Ayetteki 'cennetin âliye' olması, onun hem fiziksel olarak yüksek bir konumda olduğunu hem de değer ve makam olarak üstünlüğünü vurgular.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'uluvv' kelimesinin hem maddi hem de manevi yükselişi ifade ettiğini açıklar. Ayetteki 'âliye', cennetin sadece coğrafi olarak yüksek bir yerde bulunmasını değil, aynı zamanda derecesinin ve kıymetinin de yüce olduğunu belirtir, bu da cennet ehlinin eriştiği makamın şerefine işaret eder.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'a-l-v' kökünden türeyen kelimelerin Kur'an'da genellikle üstünlük, yücelik ve hakimiyet anlamlarında kullanıldığını ifade eder. 'Cennetin âliye' olması, onun diğer mekanlardan üstün, erişilmesi zor ve değerli bir yer olduğunu, aynı zamanda cennet ehlinin de yüksek bir mertebede bulunduğunu gösterir.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.