Velev tekavvele ‘aleynâ ba'da-l-ekâvîl(i)
(44-45) Eğer (Peygamber) bize isnat ederek bazı sözler uydurmuş olsaydı, mutlaka onu kudretimizle yakalardık.
O, bize isnâden bazı sözler uydurmaya kalkışsaydı,
Hakka Suresi 44. ayet, peygamberin Allah'a atfen uydurma sözler söylemesi durumunda karşılaşacağı ilahi cezayı vurgulamaktadır. Ayet, 'takavvele' fiili üzerinden iftira ve uydurma eylemini, 'akâvîl' kelimesiyle de bu uydurulan sözlerin mahiyetini dilbilimsel olarak derinlemesine ele almaktadır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'kavl' kökünden türeyen 'takavvele' fiilinin, bir şeyi söylemekten öte, bir sözü uydurmak, isnat etmek ve hatta iftira etmek anlamlarını taşıdığını belirtir. Ayetteki kullanımı, Hz. Muhammed'in (s.a.v.) Allah adına uydurma sözler söylemesi durumunu ifade eder ki bu, peygamberlik makamıyla bağdaşmayan bir eylemdir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'takavvele' fiilinin 'iftira etti, uydurdu' anlamında kullanıldığını ifade eder. Ayetteki bağlamda, peygamberin kendi sözlerini Allah'ın sözleri gibi göstermesi, yani Allah'a karşı bir yalan uydurması kastedilmektedir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'kavl' kökünün Kur'an'daki geniş anlam yelpazesine dikkat çeker. 'Takavvele' fiilinin ise, özellikle ilahi vahiy bağlamında, bir sözü kendi nefsinden uydurup Allah'a atfetme eylemini ifade ettiğini belirtir. Bu, Kur'an'ın peygamberin masumiyetini ve vahyin ilahi kaynağını vurgulayan temel bir kavramdır.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'akâvîl' kelimesinin 'kavl' kelimesinin çoğulu olduğunu ve burada 'uydurma sözler, yalanlar' anlamında kullanıldığını açıklar. Ayetteki 'ba'da' (bazı) kelimesiyle birlikte, peygamberin Allah'a atfedeceği herhangi bir uydurma sözün dahi kabul edilemez olduğunu vurgular.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'akâvîl' kelimesinin, sıradan sözlerden ziyade, üzerinde düşünülmüş, kasıtlı olarak uydurulmuş ve bir iddia niteliği taşıyan sözleri ifade ettiğini belirtir. Ayetteki bağlamda, bu sözlerin ilahi vahiy kisvesi altında sunulmaya çalışılan beşeri uydurmalar olduğu anlaşılır.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'kavl' kökünün Kur'an'daki kullanım çeşitliliğini incelerken, 'akâvîl' kelimesinin, özellikle olumsuz bağlamlarda, 'asılsız iddialar, yalan beyanlar' anlamında kullanıldığını vurgular. Bu ayette, peygamberin Allah'a karşı uyduracağı her türlü sözün ciddiyetini ve kabul edilemezliğini ifade eder.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.