Huve-lleżî ḣalekakum min nefsin vâhidetin vece'ale minhâ zevcehâ liyeskune ileyhâ(s) felemmâ teġaşşâhâ hamelet hamlen ḣafîfen femerrat bih(i)(s) felemmâ eśkalet de'ava(A)llâhe rabbehumâ le-in âteytenâ sâlihan lenekûnenne mine-şşâkirîn(e)
Allah, sizi bir tek nefisten yaratan ve kendisi ile huzur bulsun diye eşini de ondan var edendir. (İnsan) eşiyle birleşince eşi hafif bir yük yüklenir (gebe kalır) ve (bir müddet) onu taşır. Gebeliği ağırlaşınca her ikisi de Rableri Allah'a, "Eğer bize iyi ve sağlıklı bir çocuk verirsen, elbette şükredenlerden olacağız" diye dua ederler.
A’râf Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(189) (Huvellezî hâlakakum min nefsin vâhıdetin ve ceale minhâ zevcehâ li yeskune ileyhâ, fe lemmâ tegaşşâhâ hamelet hamlen hafîfen fe merret bihî, fe lemmâ eskalet deavâllâhe rabbehumâ lein âteytenâ
sâlihan le nekûnenne mineş şâkirîn.)
“Sizi bir tek nefisten halkeden, onunla sükûnet bulsun diye eşini de ondan halkeden Allah'tır. O, eşini kucaklayıp sarılınca (ona yaklaşınca), eşi hafif bir yük yüklendi (hâmile kaldı). Bir müddet böyle geçti, derken yükü ağırlaştı. O vakit ikisi birden Rableri olan Allah'a şöyle dua ettiler: "Eğer bize sâlih bir evlat verirsen, biz muhakkak şükredenler den olacağız."