Ted'û men edbera ve tevellâ
(17-18) O, (hakka) arka döneni ve (imandan) yüz çevireni; servet toplayıp yığanı kendine çağırır.
Çağırır, sırtını dönüp gideni,
Bu ayet, cehennemin çağırıcı niteliğini ve kimleri hedef aldığını tasvir etmektedir. Özellikle Allah'ın emirlerinden yüz çeviren ve hakikatten uzaklaşan kişilerin akıbetine işaret eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'دعوة' (da'vet) kelimesinin bir şeyi kendine doğru çekmek, yöneltmek anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'تَدْعُوا۟' ifadesi, cehennemin, günahkarları adeta bir canlı gibi kendine doğru çektiğini, onları davet ettiğini ve bu davetin kaçınılmaz olduğunu vurgular.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, cansız varlıkların 'çağırması'nın mecazi bir anlatım olduğunu, burada cehennemin şiddetinin ve cezalandırma gücünün bir tezahürü olarak, günahkarları kendine çekecek bir cazibeye sahip olduğunu ifade eder. Bu, cehennemin adeta bir canlı gibi hareket ettiğini gösterir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'دعوة' kavramının Kur'an'da genellikle Allah'ın insanları doğru yola çağırması bağlamında kullanıldığını belirtir. Ancak bu ayette, kavramın cehennem için kullanılması, ilahi çağrıya sırt çevirenlerin, bu kez cehennemin çağrısına muhatap olacağını ve bu çağrının kaçınılmazlığını sembolize eder.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'أدبر' fiilinin bir şeyden yüz çevirmek, arkasını dönmek ve uzaklaşmak anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın davetine, hakikate veya imana karşı sırt çeviren, ondan uzaklaşan kişileri ifade eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'دبر' kökünün bir şeyin arkası, sonu anlamına geldiğini ve 'إدبار'ın bir şeyden geri durmak, arkasını dönmek olduğunu açıklar. Bu ayette, ilahi mesajdan yüz çevirerek onu terk edenlerin durumunu anlatır.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'edbere' fiilinin Kur'an'da genellikle hakikatten, imandan veya peygamberin tebliğinden yüz çevirme, sırt dönme anlamında kullanıldığını vurgular. Bu, sadece fiziksel bir dönme değil, aynı zamanda zihinsel ve manevi bir reddedişi ifade eder.
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Sicistânî, 'تولّى' fiilinin bir şeyden yüz çevirmek, ondan uzaklaşmak ve onu terk etmek anlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayette, 'أدبر' ile birlikte kullanılarak, hakikatten tamamen yüz çevirme ve ondan uzaklaşma eyleminin pekiştirildiğini gösterir.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'تولّى' kelimesinin bir şeyden yüz çevirme, arkasını dönme ve ondan uzaklaşma anlamlarını taşıdığını ifade eder. Ayetteki kullanımı, Allah'ın emirlerine ve hakikate karşı gösterilen tam bir ilgisizliği ve reddedişi vurgular.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'tevellâ' fiilinin Kur'an'da genellikle Allah'ın mesajına veya peygamberin davetine karşı gösterilen olumsuz bir tepkiyi, yani yüz çevirmeyi ve reddetmeyi ifade ettiğini belirtir. Bu ayette, 'edbere' ile birlikte kullanılarak, bu reddedişin kesinliğini ve kararlılığını pekiştirir.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.