Ev zid ‘aleyhi ve rattili-lkur-âne tertîlâ(n)
Yahut buna biraz ekle. Kur'an'ı ağır ağır, tane tane oku.
Veya bunu artır ve ağır ağır Kur'ân oku.
Müzzemmil Suresi'nin 4. ayeti, Hz. Peygamber'e gece ibadetinde Kur'an okuma şeklini talimatlandırmaktadır. Ayet, 'artırmak' ve 'ağır ağır okumak' fiilleri üzerinden, Kur'an tilavetinin niteliğine vurgu yaparak, okuyuşun hem süresini hem de eda biçimini düzenlemektedir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Z-y-d kökü, bir şeyin aslına eklenerek onu çoğaltmak, artırmak demektir. Ayetteki 'ev zid aleyhi' ifadesi, gecenin yarısına ilave olarak daha fazla kıyamda durmayı, yani ibadet süresini artırmayı ifade eder. Bu, ibadetteki gayretin ve adanmışlığın artırılmasına bir teşviktir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Z-y-d, 'artırmak' anlamında kullanılır. Burada, gecenin yarısına ek olarak daha fazla Kur'an okuma veya ibadet etme süresini artırma emrini taşır. Bu, müminlerin ibadetlerinde daha fazla çaba göstermeleri gerektiğine işaret eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): R-t-l kökü, dişlerin düzgün ve sıralı olması anlamına gelir. Buradan hareketle, Kur'an'ı 'tertîlen' okumak, kelimeleri ve harfleri düzgün, sıralı, açık ve anlaşılır bir şekilde telaffuz etmek, acele etmeden, tefekkür ederek okumaktır. Ayetteki emir, Kur'an tilavetinin sadece lafızdan ibaret olmadığını, aynı zamanda manayı idrak etmeyi de gerektirdiğini vurgular.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): Tertîl, Kur'an'ı yavaş yavaş, harfleri ve kelimeleri birbirinden ayırarak, tecvid kurallarına riayet ederek okumaktır. Bu, okuyucunun ayetlerin anlamı üzerinde düşünmesine ve kalbinin huşu duymasına imkan tanır. Ayet, Kur'an'ın sadece okunmasını değil, aynı zamanda doğru bir eda ile okunmasını emreder.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'tertîl' kavramını Kur'an'ın okunmasında sadece fonetik bir güzellik olarak değil, aynı zamanda manevi bir derinlik ve tefekkür boyutu olarak ele alır. Ona göre tertîl, kelimelerin ve ayetlerin anlamlarının zihinde canlanmasına olanak tanıyan, ritmik ve yavaş bir okuyuş biçimidir. Bu, Kur'an'ın mesajının daha iyi kavranmasını sağlar.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): K-r-ʾ kökü, 'toplamak' ve 'okumak' anlamlarına gelir. Kur'an, hem ayetleri ve sureleri bir araya getiren bir kitap olması hem de okunması emredilen bir metin olması sebebiyle bu ismi almıştır. Ayetteki kullanımı, müminlerin okumakla yükümlü oldukları kutsal metni ifade eder.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kur'an, Allah'ın kelamıdır ve okunmasıyla ibadet edilen mucizevi bir kitaptır. Ayetteki 'el-Kur'âne' ifadesi, müminlerin gece ibadetlerinde odaklanmaları gereken ana unsuru, yani Allah'ın vahyini işaret eder. Bu, Kur'an'ın ibadetin merkezindeki yerini vurgular.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Tertîlen, 'rattile' fiilinin masdarı olup, fiilin anlamını pekiştiren bir te'kid masdarıdır. Bu, Kur'an'ın ağır ağır ve düzgün okunmasının sadece bir seçenek değil, bilakis emredilen bir okuyuş biçimi olduğunu gösterir. Okuyuşun niteliğine yapılan bu vurgu, tilavetin huşu ve tefekkürle yapılması gerektiğini belirtir.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'tertîlen' kelimesinin Kur'an tilavetinde sadece lafzi bir güzelliği değil, aynı zamanda manevi bir derinliği ve anlama çabasını ifade ettiğini belirtir. Bu masdar, okuyucunun Kur'an'ın mesajını idrak etme ve onunla amel etme niyetini de içerir. Ayet, Kur'an'ın sadece okunmasını değil, aynı zamanda doğru bir eda ve anlayışla okunmasını emreder.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.