Kirâmin berara(tin)
(13-16) O, şerefli ve sadık yazıcı meleklerin elindeki yüksek, tertemiz ve çok değerli sahifelerdedir.
Değerli, iyi yazıcıların.
Abese Suresi'nin 16. ayeti, Allah'ın vahyinin yüceliğini ve onu taşıyan elçilerin vasıflarını vurgulamaktadır. Ayet, vahyedilenlerin 'kirâm' (değerli, şerefli) ve 'berere' (iyi, itaatkâr) vasıflarıyla nitelendirilmesini, bu elçilerin Allah katındaki konumunu ve vahyedilenin kutsiyetini ortaya koyar.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'kerem' kelimesinin zâtında şerefli ve değerli olmak anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'kirâm' ifadesi, Allah'ın elçilerinin, Allah katındaki yüce makamlarını ve onlara verilen değeri vurgular. Onlar, Allah'ın kelamını taşıyan ve yazan şerefli varlıklardır.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'kirâm' kelimesini 'şerefli, cömert' olarak açıklar. Ayetteki bağlamda, bu kelime, Allah'ın vahyini yazan meleklerin, Allah'ın emirlerine itaat eden, şerefli ve yüce varlıklar olduğunu ifade eder. Onlar, Allah'ın kelamını en güzel şekilde muhafaza edenlerdir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'kerem' kavramının Kur'an'da hem Allah'a hem de insanlara atfedilen bir yücelik ve cömertlik vasfı olduğunu belirtir. Ayetteki 'kirâm' kelimesi, vahyedilenleri yazan meleklerin, Allah'ın lütfuyla şereflendirilmiş, yüce ve değerli varlıklar olduğunu gösterir. Bu, vahyedilenin kaynağının ve taşıyıcılarının kutsiyetini pekiştirir.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'berere' kelimesini 'itaatkâr, salih' olarak açıklar. Ayetteki 'berere' ifadesi, Allah'ın vahyini yazan meleklerin, Allah'ın emirlerine tam bir itaatle bağlı, günahsız ve salih varlıklar olduğunu vurgular. Onlar, Allah'ın kelamını eksiksiz ve doğru bir şekilde kaydederler.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'birr' kelimesinin geniş kapsamlı iyilik ve itaat anlamına geldiğini belirtir. 'Berere' ise bu vasfa sahip olanlardır. Ayetteki kullanımıyla, vahyedilenleri yazan meleklerin, Allah'a karşı tam bir itaat ve iyilik üzere olduklarını, bu nedenle de vahyedilenin güvenilirliğini ve kutsiyetini pekiştirdiğini ifade eder.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'birr' kelimesinin 'geniş iyilik, itaat ve doğruluk' anlamlarını taşıdığını ifade eder. 'Berere' kelimesi, Allah'ın vahyini yazan meleklerin, Allah'ın emirlerine tam bir sadakatle bağlı, her türlü kötülükten uzak ve salih kimseler olduğunu belirtir. Bu, vahyedilenin saf ve bozulmamış olduğunu garanti eder.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'birr' kökünün Kur'an'da genellikle Allah'a karşı yapılan iyilik ve itaat anlamında kullanıldığını belirtir. 'Berere' kelimesi, vahyedilenleri yazan meleklerin, Allah'ın emirlerine tam bir bağlılık ve doğrulukla hareket eden, bu sayede vahyedilenin kutsiyetini ve güvenilirliğini sağlayan varlıklar olduğunu gösterir.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.