Ve-iżâ-lbihâru succirat
Denizler kaynatıldığı zaman,
Tekvîr Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
Deniz, sudur ve bizim varlığımızda mevcût anasırı
erbâanın su kısmının ifâdesidir. Yukarıda dağ ifâdesiyle toprak kısmı kaydırılan anasır-ı erbâanın burada su kısmınında kaldırılması anlatılmaktadır.
Diğer yönden, su ilim ve hayattır. Her bir esmâ-i İlâhiyyenin de kendi özellikleri itibariyle birer deryalığı vardır. Yani her bir esmâ-i ilâhiyye kendi hakikatleri itibariyle birer derya, denizdir işte ilm-î derya ve denizinde faaliyyetlerini sürdürürler. İşte kıyamet yaklaştığında bütün bu Esmâ denizlerinde çok büyük faaliyyetler oluşacaktır her biri kendi kutrunda kaynaşmağa başlayacak ve emri İlâhiyye yi yerine getireceklerdir. Yani çalışma kapasiteleri çok yükselecek kıyametlede bir çoklarının faaliyyeti arzımızda sona erecektir.
وَإِذَا النُّفُوسُ زُوِّجَتْ
( Ve izen nufûsu zuvvicet. )