İçeriğe atla
Ğâşiye 22Cüz 30 · Sayfa 592

Ğâşiye Sûresi 22. Âyet

الغاشية

Sohbete sor

Leste ‘aleyhim bimusaytir(in)

Sen, onlar üzerinde bir zorba değilsin.

A'lâ ve Gâşiye Sûreleri

Terzibaba - Necdet Ardıç

“Leste ‘aleyhim bimusaytir(in)” Sen, onlara zor kullanacak değilsin.(88/22)


Efendimiz (s.a.v.) “Ey kalpleri çeviren, onlara tasarruf eden Allâh’ım! Benim kalbimi Sen’in tâatin üzerine sabit kıl.”[68] 

Kendisi yakınları ve ümmeti için üzüldüğü halde kalblerin Allah’ın elinde olduğunu hidayetin ondan geldiğini ifade ediyor ve bizlere de bu konuda örnek oluyordu.

Hitap burada okuyan kişiyedir. Dinde zorlama yoktur. Cenâb-ı Hakk âyetlerinde insanları uyarır, şunları yaparsanız kurtulur, yapmazsanızda sonuçlarına katlanırsınız tercih sizin der. Taallukuallah, Allah c.c. ahlakı budur. Ve resülünün mübeşşir ve nezir olduğunu Fetih sûresinde bildirir. Taalluku bi resülullah ta nezir ve uyarıcı olmayı gerektirir.

(İnnâ erselnâke şâhiden ve mübeşşiran ve nezira)

“şüphe yok ki, biz seni bir şâhid ve bir müj-deci ve bir korkutucu olarak gönderdik.”(48/4)


(İnnâ erselnâke) “seni gönderdik” ifadesi kullanılmaktadır ki, zât-î Âyetlerdendir, üç yönlü (1) Hakikat-i Muhammed-î, (2) Hazret-i Muhammed, (3) ve ümmet-i olan bizler itibariyle incelememiz yararlı olacaktır kanısındayım.

  1. Hakikat-i Muhammed-î yönüyle baktığımızda.

Daha evvelce de belirtildiği gibi Ulûhiyyet’in zuhur mahalli olan Hakikat-i Muhammediyye yi Zât-ı mutlak, “Muhakkak ki Biz” diyerek, araya hiç bir mertebeyi sokmadan Hakikat-i Muhammediyye ye hitaben seni “irsal-Rasûl” ettik, yani zât âleminden ef’âl âlemine kadar olan bütün sahaya gönderdik. Ne için? Bütün âlemlerde ve her zerrede Allah’ın varlığına (şahit) ve bunun müjdesini veren (mübeşşir) ve bu halden gaflette olan mahalleri de (nezir) uyarman için gönder-dik, şekliyle düşünüp kendimize yeni bir ufuk açmak sûretiyle idrak ve zevk edebiliriz.

(2) Hazret-i Muhammed, zuhur’u Muhammed-î mertebesi itibariyle baktığımızda.

“Ey Habîbim! Seni bütün âlemlerde Ulûhiyyet ismimle var olan “Ben” Allah’ın tecelli ve zuhuruma (şahit) ve bu hali müjdeleyici (mübeşşir) inkâr edenleri de uyarıcı (nezir) olarak gönderdik,” şekliyle izah ve zevk edebiliriz.

(3) Üncü hali olan ümmet-i yani bizler içinse!

Hakk buyurur ki, “ey kulum senin beden mülkünde zuhuru olan Hakikat-i Muhammed-î mertebesini, beden mülkünde Hakk’ın varlığından başka bir şeyin olmadığının açık (şahid) i ve (mübeşşir) müjdeleyicisi ancak, bu hal ve hakikatlere inanmadığın takdirde akibetinin ve pişmanlığının çok çetin olacağının (nezir) uyarı-ikaz-ı nı yapmaktadır şekliyle, idrak ve zevk edebiliriz.” Bu arada bir şeye daha dikkat etmemiz gerekiyor Görüldüğü gibi burada Peygamber (s.a.v.) Efendimizin üç vasfından bahsediliyor, genelde (nezir) kelimesi “korkutma” şekliyle ifade ediliyor ise de, rahmet Peygamberi olan Peygamberimize bu vasfı vermemiz pek uygun olmayacaktır, onun yerine yukarıda da belirtildiği gibi (ikaz- uyarıcı) kelimelerini kullanmamız daha uygun olacaktır diye düşünüyorum.[69]


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)