Feżekkir innemâ ente mużekkir(un)
Artık sen öğüt ver! Sen ancak bir öğüt vericisin.
A'lâ ve Gâşiye Sûreleri
Terzibaba - Necdet Ardıç
“Fezekkir innemâ ente müzekkir(un)” Haydi öğüt ver; sen şimdi sırf bir öğütçüsün.(88/21)
Meâlde öğüt olarak verilmiş zikir…
Fezekkir sözlükte; hatırlat, yad et, zikret.
Müzekkir sözlükte; Andıran, hatıra getiren, yad ettiren, zikrettiren, hatırda tutturan. Zikreden hatıra getiren anan. Zikreden ibadet eden.
Bu zikri kendi varlığında kendinden kendine öğüt vererek “fezekkir” anmayı faailiyete geçir. Ondan sonra ise öğüt alacklara, hatırlar “müzekkir” Hakikat-i Muhammediyeyi hatırlat. İşte bu öğüt-zikir nesilden nesile, gönülden gönüle aktarılmıştır.
Kelime-i Tevhid kitabından bu aktarım bu kitabın “Rabbinin yüce adını tesbih et”. (87/1) A’lâ sûresi 1. Âyette akatrıldığı için tekrar buraya alınmamıştır. Dileyenler ilgili yere bakabilirler.