İçeriğe atla
Tevbe 32Cüz 10 · Sayfa 192

Tevbe Sûresi 32. Âyet

التوبة

Sohbete sor

Yurîdûne en yutfi-û nûra(A)llâhi bi-efvâhihim veye/ba(A)llâhu illâ en yutimme nûrahu velev kerihe-lkâfirûn(e)

Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Oysa kafirler hoşlanmasalar da Allah, nurunu tamamlamaktan başka bir şeye razı olmaz.

Tevbe Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

Yurîdûne en yutfi-û nûra(A)llâhi bi-efvâhihim veye/ba(A)llâhu illâ en yutimme nûrahu velev kerihe-lkâfirûn(e) Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Oysa kâfirler hoşlanmasalar da Allah, nurunu tamamlamaktan başka bir şeye razı olmaz. (9/32)


“Nûr” eşyanın hakikati ve içten aydınlatarak zuhura getiren mertebedir. Esmâ-i ilahiyye ve rububiyet mertebesidir. Allah’ın nûru esmâ-i ilahiyyesidir. Kafirler hakikat-i örten gizliyenler, bu esmâ-i ilahiyyeyi nefsi istikametlerinde kullandıklarından ağızları yani nefsani sözleri ile söndürmek istiyorlar. Oysa hoşlanmasalarda bu Allah’ın nuru olan eşyanın hakikati âlemde razı olmuş ve razı olunmuş olarak meydana çıkacak-çıkmaktadır.


هُوَ الَّذِي أَرْسَلَ رَسُولَهُ بِالْهُدَى وَدِينِ الْحَقِّ لِيُظْهِرَهُ عَلَى الدِّينِ كُلِّهِ وَلَوْ كَرِهَ الْمُشْرِكُونَ {التوبة/33}

Huve-llezî ersele rasûlehu bilhudâ vedîni-lhakki liyuzhirahu alâ-ddîni kullihi velev kerihe-lmuşrikûn(e)

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)