İçeriğe atla
Duhâ 5Cüz 30 · Sayfa 596

Duhâ Sûresi 5. Âyet

الضحى

Sohbete sor

Ve lesevfe yu'tîke rabbuke feterdâ

Şüphesiz, Rabbin sana verecek ve sen de hoşnut olacaksın.

Beled, Şems, Leyl, Duhâ ve İnşirâh Sûreleri

Terzibaba - Necdet Ardıç

Bir grup ehli Beyt muhabbeti ağır basan âlimler Kûr’ân-ı Kerîm’de bu Âyet-i kerîmeyi en büyük lütuf Âyet-i olarak kabul etmişlerdir.

Kim hangi yerde ve mertebede ise işte bu Âyet-i kerîme ile o mertebenin bir ileriki mertebesinin ona verileceği müjdelenmektedir. Bu âyeti kerîmeyi okuyan bir kişinin hayatında ümitsiz olması mümkün değildir.

Her mertebe itibarıyla bu âyet-i kerîmenin hakîkatinin

yaşandıktan sonra “radiyallâhu anhum ve radû anh” yâni “Allah onlardan râzı olmuş, onlar da Allah’tan râzı olmuşlardır” (Mâide, 5/119) Âyet-i Kerîmesi tahakkuk etmektedir. Çünkü Hakk’a giden yolda tek mertebe yoktur ki bu rızâlık tek sefer olarak meydana gelsin, kişinin ömrünün sonuna kadar râzılık mertebesi devâm etmektedir.


أَلَمْ يَجِدْكَ يَتِيمًا فَآوَى

(E lem yecidke yetîmen fe âvâ.)

Namaz Sûreleri (Cilt 1)

Terzibaba - Necdet Ardıç

Bir grup ehli Beyt muhabbeti ağır basan âlimler Kûr’ân-ı Kerîm’de bu Âyet-i kerîmeyi en büyük lütuf Âyet-i olarak kabul etmişlerdir.

Kim hangi yerde ve mertebede ise işte bu Âyet-i kerî-me ile, o mertebenin bir ileriki mertebesinin ona verileceği müjdelenmektedir. Bu âyeti kerîmeyi okuyan bir kişinin

hayatında ümitsiz olması mümkün değildir.

Her mertebe itibarıyla bu âyet-i kerîmenin hakîkatinin yaşandıktan sonra “radiyallâhu anhum ve radû anh” yâni “Allah onlardan râzı olmuş, onlar da Allah’tan râzı olmuşlardır” (Mâide, 5/119) Âyet-i Kerîmesi tahakkuk etmektedir. Çünkü Hakk’a giden yolda tek mertebe yoktur ki, bu rızâlık tek sefer olarak meydana gelsin, kişinin ömrünün sonuna kadar râzılık mertebesi devâm etmek-tedir.


İkinci yorum Yakında ita edilecektir. Rabbuke fe terdâ. Rabbının rızası çok yakında sana ulaşacaktır. Rabbın rızasını çok yakında senin üzerine verecektir. Bir grup alimler Kûr’ân-ı Kerîm’de en büyük lutuf âyeti olarak bunu kabul etmişler. Şam alimleri ya da Iraki alimler. Diğerleri de “innellâhe yağfiruz zünûbe cemîâ innehu hüvel ğafûrur rahîm.” (39/53) “ Âyetini Kûr’ân-ı Kerîm’de en büyük tebşir âyeti olarak kabul etmişlerdir. Bir grup âlim onu, bir grup âlimde bunu kabul etmişlerdir. Aslında zâhiri ma’nâ da bu âyet-i kerîme, bâtınî ma’nâ da ise, (Ve le sevfe yu’tîke rabbuke fe terdâ.) (93/5) dır.

Bunu kabul edenler daha ziyade Ehli Beyt ağırlıklı âlimler. Çünkü Hazreti Rasûlullah’a zâten bu Sûre-i Şerif geldiği için Ehli Beyt ağırlıklı, muhabbet ağırlıklı âlimler “Ve le sevfe yu’tîke rabbuke fe terdâ” gerçekten çok büyük tebşirat vardır, bu Âyet-i Kerîme’de. “Ve le sevfe” bakın çok yakında yu’tîke sana ita edilecektir, verilecektir. Kimden? “Rabbuke.” Rabbın tarafından “fe terdâ.” Rabbının rızası çok yakında gelecektir.

Gerçekten bu çok büyük bir lutuf âyeti ve müjdedir. İşte kim hangi yerde, hangi makamda, hangi mertebede çalışıyorsa, dikkat et ey kulum çok yakında onun bir ileriki

mertebesi sana verilecektir, denmekte yâni. Müjde işte çok büyük müjdedir. İşte bu âyeti okuduktan sonra kişinin ümitsiz olması, hayatta ümit var olmaması mümkün değildir. Diğer âyet. “innellâhe yağfiruz zünûbe cemîâ.” Allah senin bütün günahlarını affedecektir. Bakın o bir başka mertebenin ifâdesidir, bu bir başka mertebenin ifâdesidir. Orada nefsani günahlardan kurtulma tebşiri müjdesi vardır, burada Râhmani hakîkatlere açılma, o yolun açılması müjdesi vardır.

İkisinin mertebeleri ayrıdır. O zaman biri bir tarafta, biri bir tarafta. En çok rahmet kapsamında olan âyet hangisidir diye düşünmeyelim, ikisi de bir tarafta, ikisi de bir mertebe îtibariyle, hepsi bizdedir, faydalı olarak diye düşünelim. Yâni birincisi zunub’lardan bahsediyor, çünkü günahlardan bahsediyor. Nefis mertebelerinden kurtulmak için. Cenâb-ı Hakk mutlaka seni affedecektir. Nefsani suçlarından ve bu “Ve le sevfe” onu affettikten sonra da çok yakında sana Rabbının rızası ulaşacaktır diyor. Hani bir âyette de vardı, “radıyallahu anha ve radıanh” işte bu âyetin tahakkuku, bu âyetin hakîkatini yaşadıktan sonra.

Bakın, Rabbının “ve terda” rızası sana yakında gelecektir. O âyette geldiğini ifâde etmekte. “Radıyallahu anha.” Allah onlardan razıdır ve onlarda Allah’tan razıdır, (Mâide, 5/119) hükmü, bu âyetin tahakkukundan sonra. Ama, bir defa mı, beş defa mı, on defa mı,? bu âyet tahakkuk eder? O ayrıdır. Bu âyetin her mertebede tahakkukundan sonra, o âyetin yaşantısı ortaya gelmekte, çünkü İslâm’ın içerisinde Hakk’a giden yolda bir mertebe yok ki, bir defa bu rızalık meydana gelsin. Nefsi râdıye, mardıye hepsi bunların rıza mertebeleridir. Taa sonuna gidinceye kadar. Hatta ömrünün sonuna gidinceye kadar bu rıda mertebesi devam etmektedir.


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)