el-Hâfıd
el-Hâfıd (Hafıd) (Alçaltan). Hâfıd, kendisine boyun eğmeyeni alçaltan, celâlî yüzü olan bir isimdir; üç kaynak da onu daima karşıtı Râfi' (yükselten) ile bir çift olarak okur. Mesnevî ve Terzibaba, bu iki ismin işleyişi olmadan âlemde hiçbir işin zâhir olmayacağını, arzın alçalıp göğün yükselmesinin bunları
el-Hâfıd — Alçaltan, Dereceleri Düşüren
Mânâ. el-Hâfıd, Allah'ın esmâ-i hüsnâsından olup "aşağıya indiren, alçaltan, değerini azaltan" demektir. Bu isim, Allah'ın kâinattaki mutlak adalet ve kudretinin bir tecellisi olarak, hak etmeyenleri veya ilâhî emirlere karşı gelenleri manevî ve bazen de maddî mertebelerden indirmesini ifade eder. Esmâ-i hüsnâ yorumcuları, bu ismi genellikle zıddı olan "er-Râfi'" (yükselten) ile birlikte ele alarak, "zorbaları, zalimleri ve kibirlenenleri alçaltan; buna karşılık dostlarını ve mütevazı kullarını yücelten" şeklinde tanımlar. Kıyametin niteliklerinden bahsedilirken kullanılan "alçaltıcı ve yükseltici" (hâfıda, râfia) (Vâkıa 56/3) ifadesi, bu ismin tecellisinin âhiretteki en büyük yansımasıdır. Bu ayet, kıyametin, dünyada kendini haksızca yüceltenleri cehenneme düşüreceğini, Allah'a itaat eden müminleri ise cennete yükselteceğini anlatır. Dolayısıyla alçaltma (hafd) ve yükseltme (ref') fiillerinin gerçek fâili Allah'tır.
Etimoloji. İsim, Arapça "aşağıya indirmek, alçaltmak, değerini azaltmak" anlamındaki hafd (خفض) masdarından türemiştir.
Kur'an-ı Kerîm'de el-Hâfıd. el-Hâfıd ismi, bu şekliyle Kur'an-ı Kerîm'de Allah'a doğrudan nispet edilmez. Ancak Tirmizî ve İbn Mâce gibi âlimlerin derlediği esmâ-i hüsnâ listelerinde yer alır. Kur'an'da "hafd" kavramı ise dört ayette geçer. Bunlardan üçü mecâzî olarak "tevazu ve merhamet kanatlarını germek/indirmek" anlamında kullanılır (Hicr 15/88; Şuarâ 26/215; İsrâ 17/24). Kavramın doğrudan ilâhî fiille ilişkili olduğu yer ise Vâkıa sûresinin 3. ayetidir. Burada kıyamet olayının, inkârcıları alçaltan (hâfıda) ve inananları yücelten (râfia) bir özelliğe sahip olduğu belirtilir. Müfessirler, bu alçaltma ve yüceltme fiilinin hakiki fâilinin Allah olduğu konusunda birleşir.
Anlamca yakın isimler. Dâr (zarar veren), Kābız (sıkan, daraltan), Müzil (zillet veren, alçaltan).
İtikadî çerçeve ve kula yansıması. el-Hâfıd ismi, Allah'ın fiilî sıfatlarından olup genellikle zıt anlamlısı olan er-Râfi' ismiyle birlikte anılır. Bu iki ismin beraber zikredilmesi, ilâhî fiillerdeki dengeyi ve hikmeti anlamak için önemlidir. Allah, mutlak adaletiyle kimilerini alçaltır, lütfuyla da kimilerini yüceltir. Hadis-i şerifte belirtildiği üzere, rızık terazisi Allah'ın elindedir; dilediğini alçaltır (hafd), dilediğini yükseltir (ref'). Bu alçaltma ve yükseltme sadece maddî değil, aynı zamanda manevîdir: Allah, hakkı bâtıla üstün kılar, peygamberleri ve âlimleri diğer insanlardan mertebece yüceltir, kibirlenen zorbaları ise zillete düşürür. Bu ismi idrak eden mümin, dünyevî makam ve zenginliğin geçici olduğunu, asıl alçalışın Allah'a isyan ve kibir, asıl yükselişin ise O'na itaat ve tevazu olduğunu anlar. Kendi acziyetini ve Allah'ın mutlak kudretini kavrayarak kibre kapılmaktan sakınır ve her durumda O'nun adaletine sığınır.
Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi — "Hâfıd" maddesi · Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât.