el-Müntakim
el-Müntakim (Muntakim) (İntikam alan). Üç kaynak Müntakim'i bir bütün hâlinde verir. Mesnevî onu Mün'im ile mütekâbil çift olarak, insanın başında dönen bir tecellî ve aklın gem vurduğu bir gazap olarak işler. Füsûs, Müntakim'i Rahmân'ın saltanatı altına yerleştirir; intikamı keyfî bir cezâ değil amelin tabiî
el-Müntakim — Suçluları Cezalandıran, Mazlumun Hakkını Alan
Mânâ. el-Müntakim, Allah'ın esmâ-i hüsnâsından olup "suçluları adaletiyle cezalandıran, mazlumların hakkını zalimlerden alan" demektir. İnsanlar için kullanıldığında olumsuz bir anlam taşıyabilen "intikam" kelimesi, Allah'a nispet edildiğinde kişisel bir öfke veya kin değil, mutlak adaletin tecellisi anlamına gelir. Râgıb el-İsfahânî, bu ismin temelindeki fiilin, bir davranışı veya kişiyi beğenmeyip yadırgamanın bir ifadesi olduğunu, bu tepkinin sözle veya eylemle ortaya konabileceğini belirtir.
Etimoloji. İsim, Arapça ن-ق-م (n-q-m) kökünden gelen ve "şiddetle ayıplamak, bir suça karşılık ceza vermek" anlamındaki nakm (veya nükūm) mastarına dayanır. Müntakim, bu kökün "iftiâl" kalıbından türeyen bir ism-i fâildir.
Kur'an-ı Kerîm'de el-Müntakim. "Müntakim" ismi, bu şekliyle Tirmizî'nin rivayet ettiği esmâ-i hüsnâ listesinde yer alsa da, Kur'an-ı Kerîm'de Allah'a doğrudan bu tekil formda nispet edilmez. Ancak ismin türediği nakm kavramı, Allah'a izafe edilerek on üç ayette geçer. Bu kullanımlar farklı formlardadır:
- Altı yerde fiil kalıbında,
- Dört yerde "intikam sahibi, suçlunun hakkından gelen" anlamındaki zü'ntikām şeklinde (bu ayetlerde daima Azîz ismiyle birlikte gelerek Allah'ın gücünün ve adaletinin ayrılmazlığını vurgular),
- Üç yerde ise Allah'ın azametini ifade eden çoğul sîgasıyla müntakımûn (intikam alanlarız) şeklinde yer alır.
Anlamca yakın isimler. Adl, Hakem, Azîz, Muksıt.
İtikadî çerçeve ve kula yansıması. Allah'ın intikamı, beşerî anlamda bir öç alma güdüsü taşımaz; amacı kişiyi ıslah etmek, toplum düzenini korumak ve adaleti tesis etmektir. Kelâm alimlerine göre ilâhî intikamın iki temel özelliği vardır: Birincisi, Allah suçluyu cezalandırmadan önce onu uyarır, tövbe etmesi için ona süre ve imkân tanır. İkincisi, Allah'ın bu sıfatı, zulme uğrayan mümin kullarının (dostlarının) hakkını korumaya yöneliktir; O, kendisi için değil, mazlumlar adına zalimden intikam alandır. Bu nedenle el-Müntakim ismi, O'nun mutlak adaletinin ve kullarını koruyuculuğunun bir yansımasıdır. Esmâ-i hüsnâ listesinde bu ismin Tevvâb (tövbeleri çok kabul eden), Afüv (çok affeden) ve Raûf (çok şefkatli) gibi isimlerle birlikte zikredilmesi, ilâhî adaletin her zaman rahmet ve merhamet ile kuşatıldığını gösteren ince bir işarettir.
Bu ismi idrak eden mümin, dünyada işlenen hiçbir zulmün ve haksızlığın karşılıksız kalmayacağına inanarak teselli bulur. Adaletin mutlak sahibinin Allah olduğunu bilir ve intikam duygusuyla hareket etmek yerine sabrederek O'nun adaletine sığınır. Bu isim, aynı zamanda kişiyi ilâhî yasakları çiğnemekten sakındırır; zira Allah'ın tövbe için mühlet verse de adaletiyle suçluları mutlaka cezalandıracağını hatırlatır.
Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi — "Müntakim" maddesi · Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât.