İçeriğe atla

el-Hasîb

el-Hasîb (Hasib) (Hesaba çeken, kâfî). Hasîb, müstakil bir tasavvufî bahisten çok, kâfîlik ve hesap ekseninde diğer celâlî-adlî isimlerle birlikte okunan bir isimdir. Anlamının asıl şerhi için yukarıdaki metin esastır. Bu ismi adl, hakem ve vekil ile birlikte düşünmek gerekir.

el-Hasîb — Her Şeye Yeten, Herkesi Hesaba Çeken

Mânâ. el-Hasîb, Allah'ın esmâ-i hüsnâsından olup üç temel anlama sahiptir: 1) Kullarına her yönden "yeten, kâfi gelen"; 2) Yarattığı her şeyi ve kullarının bütün amellerini en ince ayrıntısına kadar bilen ve "hesaba çeken"; 3) Her türlü şeref ve yüceliğin kaynağı olan "asalet ve şeref sahibi". Kelâm âlimleri, bu ismin farklı anlam katmanlarını vurgulamıştır. Zeccâc, ismin öncelikle "kullarına yeten" anlamına geldiğini belirtir. İbn Manzûr ise "her şeyi yeterince bilen, koruyan, ceza veya mükâfat olarak karşılığını veren" şeklinde geniş bir tanım sunar. Böylece el-Hasîb, hem mutlak yeterlilik ve kâinatı ayakta tutan bir kudret (kifâyet) hem de mutlak adalet ve her şeyin hesabını gören bir ilim (muhasebe) ifade eder.

Etimoloji. İsim, Arapça ح-س-ب (h-s-b) kökünden gelir. Bu kökün farklı türevleri ismin anlam katmanlarını oluşturur. Birincil olarak "saymak, hesap etmek" mânâsındaki husbân veya hisâb mastarına dayanır. İkinci olarak, "asaletli ve şerefli olmak" anlamındaki haseb mastarıyla bağlantılı görülerek "yüce ve şerefli" anlamını kazanır. Üçüncü olarak, fiilin if'âl babındaki kullanımından hareketle "yetmek, kâfi gelmek" anlamı da kelimenin temel mânalarından kabul edilir.

Kur'an-ı Kerîm'de el-Hasîb. "Hasîb" ismi Kur'an'da Allah'a nispet edilerek üç âyette geçer. Ayrıca, ismin kökünü oluşturan "husbân" ve "hisâb" kavramları, "hesaba çekmek" veya "kâfi gelmek" anlamlarıyla otuz yedi âyette Allah'a izâfe edilmiştir.

#Sure / AyetBağlam
1Nisâ 4/6Yetim mallarını yönetenlerin dürüst olması gerektiği belirtilirken, Allah'ın "hesap sorucu olarak" yeteceği vurgulanır.
2Nisâ 4/86Müminlere verilen selamın daha güzeliyle veya aynısıyla karşılık verilmesi emredildikten sonra, Allah'ın her şeyin "hesabını arayıcı" olduğu hatırlatılır.
3Ahzâb 33/39İlâhî tebliği ulaştıran peygamberlerin sadece Allah'tan korktukları belirtilirken, Allah'ın "hesap görücü (vekil ve koruyucu) olarak" onlara yettiği ifade edilir.

Fahreddin er-Râzî gibi müfessirler, ilk iki âyetteki "hasîb" isminin hem "hesap soran" hem de "kâfi gelen" anlamlarını birlikte taşıdığını, üçüncü âyette ise "kâfi gelen" anlamının daha baskın olduğunu belirtir.

Anlamca yakın isimler. el-Hasîb, "kâfi gelen" yönüyle Ganî, Kādir, Muğnî; "hesaba çeken" yönüyle Câmi', Muhsî; "her şeyi ilmiyle kuşatan" yönüyle Alîm, Habîr, Şehîd; "şeref ve yücelik sahibi" yönüyle ise Alî, Celîl, Kerîm, Mâcid, Mecîd isimleriyle anlamca ilişkilidir. Özellikle Kâfî ismi, "ihtiyacı gideren, kulunu muradına erdiren" anlamıyla el-Hasîb'in temel mânalarından birini tam olarak karşılar.

İtikadî çerçeve ve kula yansıması. el-Hasîb isminin tecellisi, mü'minin hayatında iki temel ahlâkı geliştirir: muhasebe ve tevekkül. İnanan bir kul, her şeyin hesabını en ince ayrıntısına kadar tutan bir Rabbinin olduğunu bildiğinde, büyük hesap gününden önce kendi kendini hesaba çeker (muhasebe). Davranışlarını, niyetlerini ve amellerini sürekli olarak gözden geçirir. Diğer yandan, Allah'ın her şeye ve herkese "kâfi" olduğunu idrak eden kul, ihtiyaçlarını yalnızca O'na arz eder, başkalarından bir beklenti içine girmez ve zorluklar karşısında yalnızca O'na güvenir (tevekkül). Gazzâlî'nin belirttiği gibi, kâinattaki hiçbir varlık kendi başına yeterli değildir; her şeyin varlığı ve devamı, tek başına her şeye yeten Allah'a bağlıdır. Bu şuur, kulu sahte dayanaklardan arındırır ve onu yalnızca Allah'a yöneltir.

Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi — "Hasîb" maddesi · Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât.

Bilgiler

tr
Hesaba çeken, kâfî
esma
true
arabic
domain
tasavvuf
esmaNo
40
Bilgi Haritasinda Gor