İçeriğe atla

el-Muhsî

el-Muhsî (Muhsi) (Her şeyi sayan). Muhsî, "ihsâ" kökünden gelen; her şeyi sayıp ayrıntısıyla tesbit eden, miktarını bilen, ezberleyip kavrayan isimdir. Terzibaba külliyatı ismi bu sözlük çekirdeği üzerinden açar: hiçbir zerre, hiçbir amel O'nun sayımı dışında kalmaz. İsim kulu hem hesabın tamlığına karşı uy

el-Muhsî — Her Şeyi Tek Tek ve Eksiksiz Bilen

Mânâ. el-Muhsî, Allah'ın esmâ-i hüsnâsından olup “gizli veya açık her şeyi tek tek, bütün ayrıntılarıyla bilen ve sayan” demektir. Kelime, en genel anlamıyla “sayıp ayrıntılarıyla tespit eden” mânâsına gelir. Kelâm âlimleri, bu ismin Allah'a nispet edildiğinde O'nun ilminin her şeyi kuşattığını, nicelik ve nitelik bakımından hiçbir şeyin bu ilmin dışında kalmadığını ifade ettiğini belirtir. İbnü’l-Cevzî, Kur'an'daki kullanımlarından hareketle “ihsâ” kavramının “zaptedip belirlemek, yazıp kaydetmek, güç yetirmek, saymak ve bilmek” gibi anlamlara geldiğini tespit etmiştir. Mâtürîdî gibi âlimler, Allah’ın insanların amellerini eksiksiz saydığını bildiren ayetlerde (örn. Mücâdile 58/6) bir uyarı ve tehdit anlamı bulunduğuna dikkat çeker.

Etimoloji. İsim, Arapça “saymak, bir şeyin miktarını bilmek, ezberleyip kavramak” anlamlarına gelen ihsâ masdarından türemiştir. el-Muhsî, bu kökten gelen ve “ihsâ eden, yani sayan, kaydeden, ilmiyle kuşatan” anlamına gelen bir ism-i fâildir (etken sıfat).

Kur'an-ı Kerîm'de el-Muhsî. “el-Muhsî” ismi, bu şekliyle Kur'an-ı Kerîm'de Allah'a nispet edilmez; sadece Tirmizî’nin rivayet ettiği esmâ-i hüsnâ listesinde yer alır. Ancak ismin kökü olan “ihsâ” fiili, on bir ayette geçer ve bunların beşinde doğrudan Allah’a izafe edilir. Bu ayetlerde Allah’ın evrendeki her bir varlığı, insanların tüm amellerini ve her şeyi eksiksiz bir şekilde bildiği, saydığı ve kaydettiği vurgulanır. Örneğin Cin Suresi'nin 28. ayetinde Allah’ın her şeyi bir bir saydığı (ihsâ ettiği) belirtilir. Ayrıca “saymak” anlamındaki “ad” kavramı da Meryem Suresi'nde (19/84, 94) Allah’a nispet edilerek kullanılır.

Anlamca yakın isimler. Alîm, Latîf, Muhît, Şehîd, Kādir, Muktedir.

İtikadî çerçeve ve kula yansıması. Âlimler, “sayma” eyleminin zaman ve mekâna bağlı beşerî bir eylem olmasından hareketle, bu ismin Allah hakkında nasıl anlaşılması gerektiğini tartışmıştır. Abdülkāhir el-Bağdâdî gibi bazıları, Allah'a nispet edildiğinde “sayma” yerine “bilme” ve “güç yetirme” anlamlarının daha uygun olduğunu belirtmiştir. Halîmî ise bu ismin, yaratılmışların aksine, Allah’ın çokluk, süreklilik veya değişkenlik gibi durumlar karşısında bilme konusunda hiçbir acziyetinin olmadığını vurguladığını söyler.

Bu ismin tefekkürü, kula her anının ve her amelinin ilâhî bir kayıt altında olduğu bilincini verir. Abdülkerîm el-Kuşeyrî’ye göre, aldığı her nefesin dahi Allah tarafından sayıldığını idrak eden bir kul, O’nun murakabesi altında olduğunu hisseder. Bu şuur, kişiyi Allah’ın kendisine bahşettiği sayılamayacak kadar çok nimete şükretmeye yöneltir. Hz. Peygamber’in bir hadisinde belirttiği gibi, Allah yolunda harcama yaparken “inceden inceye hesapçı olmaktan (ihsâ)” kaçınmak gerekir; zira kul ne kadar cömert olursa, Allah’ın lütfu da o denli hesapsız olur. Bu isim, mü'mini hem ilâhî kontrole karşı sorumluluğa hem de ilâhî lütfa karşı şükre davet eder.

Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi — "Muhsî" maddesi

Bilgiler

tr
Her şeyi sayan
esma
true
arabic
domain
tasavvuf
esmaNo
57
Bilgi Haritasinda Gor