İçeriğe atla

er-Rezzâk

er-Rezzâk (Rezzak) (Rızık veren). Üç kaynak Rezzâk'ı bir bütün hâlinde verir. Mesnevî, ismin günlük hayatta perdeli kaldığını, ancak insanın kendi gücü kesildiğinde hesapsız yerden gelen rızıkla apaçık göründüğünü anlatır. Füsûs, Rezzâk dendiğinde önce zât-ı Hakk'ın hatıra geldiğini, ama bir rızık fiilinin H

er-Rezzâk — Bedenlerin ve Ruhların Gıdasını Kesintisiz Veren

Mânâ. er-Rezzâk, Allah'ın esmâ-i hüsnâsından olup "kesintisiz biçimde çokça rızık veren, bedenlerin ve ruhların gıdasını yaratıp lütfeden" demektir. Rızık, en genel anlamıyla "canlıların faydalandığı her şey" olarak tanımlanır. Bu kavram, sadece yiyecek ve içecek gibi maddî nimetleri değil, aynı zamanda ilim, mârifet, iman, hidayet gibi mânevî değerleri de kapsar. İslâm âlimleri rızkı ikiye ayırır: Bedenlerin varlığını sürdürmesini sağlayan "zâhirî rızık" ve zihin ile kalbi besleyen bilgi ve mârifet gibi "bâtınî rızık". Allah, yarattığı sayısız canlının hem maddî hem de mânevî ihtiyaçlarını karşılayan yegâne kaynaktır.

Etimoloji. İsim, Arapça ر-ز-ق (r-z-q) kökünden gelen "rezk" mastarına dayanır ve "rızık vermek, nasiplendirmek" anlamındadır. "Rezzâk" kalıbı, bu fiilin mübalağalı (çokluk ve süreklilik bildiren) ism-i fâilidir ve rızıklandırma eyleminin kesintisiz, bol ve sürekli olduğunu ifade eder.

Râzık ve Rezzâk Nüansı. Her ikisi de aynı kökten türemekle birlikte "Râzık" ve "Rezzâk" arasında ince bir anlam farkı bulunur. Rezzâk, rızkı yaratan ve bunu ardı arkası kesilmeyen bir lütufla bahşeden mutlak varlık olarak sadece Allah için kullanılır. Râzık ise "rızka vesile olan" anlamıyla mecazen insanlar için de kullanılabilir. Bu ayrım, rızkın hakiki sahibinin Allah olduğunu, insanların ise bu süreçte yalnızca birer sebep ve aracı olduğunu vurgular.

Kur'an-ı Kerîm'de er-Rezzâk. "er-Rezzâk" ismi, Kur'an'da bir defa doğrudan Allah'a nispet edilir. Zâriyât sûresinde, cinlerin ve insanların yalnızca kulluk için yaratıldığı, Allah'ın onlardan bir rızık beklemediği belirtildikten sonra, "Şüphesiz rızkı veren (er-Rezzâk), yegâne güç ve kuvvet sahibi olan ancak Allah’tır" (Zâriyât 51/58) buyrulur.

Aynı kökten gelen "Râzık" (rızık veren) ismi ise beş âyette "hayrü'r-râzikīn" (rızık verenlerin en hayırlısı) terkibiyle Allah'a izafe edilmiştir:

#Sure / AyetBağlam
1Mâide 5/114Maddî ve mânevî nimetler
2Hac 22/58Dünya ve âhiret nimetleri
3Mü'minûn 23/72Dünya ve âhiret nimetleri
4Sebe' 34/39Maddî servet ve nimetler
5Cum'a 62/11Dünya ve âhiret nimetleri

Bunların yanı sıra "rezk" kavramı, fiil ve isim kalıplarında yüzü aşkın âyette Allah'a nispet edilerek O'nun kudretinin, iradesinin ve merhametinin en büyük delillerinden biri olarak sunulur.

Anlamca yakın isimler. Muğnî, Mukīt, Nâfi‘, Kābız, Bâsıt.

İtikadî çerçeve ve kula yansıması. er-Rezzâk isminin idraki, rızkın hakiki kaynağının yalnızca Allah olduğu inancını perçinler. İnsanların çabası ve teşebbüsü rızka ulaşmada birer sebep olsa da tohumu yeşerten, yağmuru indiren ve nimeti yaratan O'dur. Bu nedenle mü'min, rızkı verenin Allah olduğunu bilir, O'na güvenir ve yalnızca O'ndan ister. Hz. Peygamber'in, fiyatların artması üzerine narh koymasını isteyenlere, "Fiyatlara hâkim olan, rızkı daraltıp genişleten ve gerçek rızık verici (Rezzâk) olan ancak Allah'tır" cevabını vermesi bu tevekkülün temelini oluşturur.

İmam Gazzâlî'ye göre kulun bu isimden alacağı iki temel hisse vardır: Birincisi, rızkı verenin sadece Allah olduğunu bilerek O'na tam bir güven duymak. İkincisi ise Allah'ın kendisine lütfettiği ilim, mal ve imkânlarla başka kulların rızkına aracı olmak; ilâhî nimetlerin ihtiyaç sahiplerine ulaşmasına bir vasıta haline gelmektir. Böylece kul, Allah'ın Rezzâk isminin bir tecellisine ayna olur.

Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi — "Rezzâk" maddesi