Esmâ 47
Kaynak: Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 1), s. 191 — M. Nusret Tura (düz. Terzioğlu Murat Deruni)
EL-HAKÎM
Allah herşeyi yerli yerinde yaratmıştır, herşey bir sebeb ve hikmete müstenittir. Birisi, hasta mıdır? Kör müdür? Sakat mıdır? Fakir midir? Muhakkak bir sebebi, bir hikmeti vardır. Birgün hazreti Mûsâ, Hızır (a.s.) ile buluşur ve Hızır (a.s.) “Arkadaşlık ederiz ama benim işime karışıp da niçin böyle? yaptın, nasıl olur? diye sormayacaksın" der. Mûsâ Peygamber kabul eder, yola çıkarlar.
Yolda eğrilmiş, nerede ise yıkılacak bir duvara rastlarlar. Hızır (a.s.) kolları sıvar, yalancıktan duvarı düzeltir, tamir eder. Beş-on sene daha yıkılmasını önler. Deniz kenarına gelirler, yeni yapılmış büyük bir yelkenlinin dümen tarafında yara açar, bir-iki tahta koyar. Mûsâ (a.s.) bu hareketleri normal görmez, dayanamaz. Sebebini sorsa da cevap alamaz. Kum üzerinde yürürlerken sakin sakin oynayan çocuklardan birisine bir tokat atar, öldürür.
Hazreti Mûsâ dayanamaz, itiraz eder, münakaşaya girişirler. Hazreti Mûsâ kendisinin bir peygamber olduğunu, bu hareketlerin kendi şeriatine ve Allah'ın emrine uymadığını söyler. Hızır (a.s.) cevabında: "Biliyorum, sen peygambersin, ben peygamberlikten ve onun icaplarından anlamam. Fakat benim de hızırlık vazifemde gizli bir ilmim vardır ki, onu da sen anlamazsın. Burada arkadaşlığımız sona ermiştir. Sen benimle arkadaşlık edemezsin, sana yaptığını işlerin sebeb-i hikmetlerini anlatayım:
Duvarı, on sene kadar yıkılmayacak surette tamir ettim. Çünkü, oranın sahibi öksüz ve yetim bir çocuktu... Altındaki define çocuk büyüdükten sonra eline geçecektir. Eğer şimdi yıkılırsa, çocuğun zâlim hamileri parayı yağma edeceklerdir.
Gemi de helâl süt emmiş birisine aittir. Birkaç gün sonra burayı eşkıya basacak, bu tekneye binemeyecekler ve kaçıramayacaklardır." Hızır (a.s.), ölen,’çocuğu diriltir, çocuk derhal eline bir taş alır, taşı denize atarken diğer bir çocukla kavgaya tutuşup arkadaşının başına vurduğu taşla zavallıyı öldürür. Hızır (a.s.), "Gördün mü?" der "Bu çocuk sağ kalırsa daha nice adamları öldürecek, senin gözlerin benim gördüğüm incelikleri, hakîkatleri göremez. Sen esrar perdesini açıp Hakk'ın hikmetlerinin kitabını okuyamazsın" der.
İdrak ettiğinde göğsün genişler,
Kalmasın gönlünde şu bu teşvişler,
Hikmetle iş gören HAKİYM'dir ancak.