Esmâ 41
Kaynak: Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 1), s. 179 — M. Nusret Tura (düz. Terzioğlu Murat Deruni)
EL-HASÎB
Ameller dahil her şeyi hesab edici demektir.
Bütün insanların ömürleri boyunca işledikleri iyi ve kötü işlerin yekûnunun muvazenesini hatasız yapmak kudretine sahip olan rabb’ül âlemin hazretleridir.
Varlıklar zuhura çıkar itinalı,
Görünürler daha sonra edalı,
Cümle hesapları tutan HASİYB'dir ancak.
Ahmed Avni Konuk'un Mesnevî-i Şerîf Şerhi, Terzibaba'nın Füsûsu'l-Hikem dersleri ve külliyatı ışığında derlenmiştir.
Mesnevî-i Şerîf'te el-Hasîb
Hasîb (hesaba çeken, kullarına kâfî gelen) ismi, Mesnevî şerhinde müstakil bir bahis olarak işlenmez; esmâ-i hüsnâ topluca anılırken yer alır.
Füsûsu'l-Hikem'de el-Hasîb
Füsûs derslerinde de Hasîb müstakil bir fass konusu değildir. İsmin "hesap" boyutu, kıyâmet ve mîzân bahislerinde el-Adl ve el-Hakem isimleriyle birlikte dolaylı olarak geçer.
Terzibaba Külliyatında el-Hasîb
Terzibaba külliyatında Hasîb ismi, çoğunlukla "her kula yeten, hesabını gören" anlamıyla hasbünallâhü ve ni'me'l-vekîl (Allah bize yeter, O ne güzel vekîldir) âyeti çevresinde, el-Vekîl ismiyle yan yana anılır. Kul, hesabını yalnız Hakk'a havâle ettiğinde, O hem hesabını gören hem de kendisine yeten olur.
Değerlendirme
Hasîb, müstakil bir tasavvufî bahisten çok, kâfîlik ve hesap ekseninde diğer celâlî-adlî isimlerle birlikte okunan bir isimdir. Anlamının asıl şerhi için yukarıdaki metin esastır. Bu ismi adl, hakem ve vekil ile birlikte düşünmek gerekir.