Esmâ 86
Kaynak: Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 1), s. 262 — M. Nusret Tura (düz. Terzioğlu Murat Deruni)
ZÜ'L-CELÂL-İ VE'L-ÎKRÂM
Allah, celâl ve gazap sahibidir, aynı zamanda ikram edicidir.
Biz de küçüklere bir kabahat yaparlarsa kızarız, gazaplanırız. Bir müddet sora da lüzumundan fazla asabileştiğimizi düşünerek gönlünü almaya kalkarız. İkramda bulunuruz. Cenab-ı Allah'ın ikramı elbette bizimkine benzemez onun rahmeti geniştir, sonsuzdur. Gazabını örtmüştür ve geçmiştir, hatta kullarınınki bile öyledir.
Erenlerden biri, "evvela kahır ihsan eder mevlam bana" demişlerdir. Kahır yüzünden lütuf, lütuf yüzünden kahır tecelli eder. Onun hesabına akıl ermez. Yalnız öfkelendiğiniz, kızdığınız kimse sizden büyük ve nüfuzlu, kuvvetli ise birşey yapamazsınız, sararıp solarsınız. Titremeye başlarsınız. Fakat kendinizden küçük olana hırslanır hırslanır dövecek hale gelirsiniz. Tavsiyemiz; ayakta kızarsanız oturunuz, otururken birine kızmışsanız bir müddet yatınız, öfkeniz geçer.
ZÜLCELÂLİ
Bunu eğer böylece bilirseniz,
Sizde ikrama ulaşırsınız,
İkram ZÜLCELÂL'den dir ancak.