İçeriğe atla

A'maiyyet kavramı neye işaret eder?

Kavram TanımıTemel düzey3 görüntülenme10 kaynak
Kısa cevap

A'maiyyet, tasavvufta Hakk'ın lâ-taayyün mertebesinin adıdır; hiçbir nispet, sıfat, isim veya vasıf kabul etmeyen, mutlak bilinmezlik ve sırf görünmezlik hâlini ifade eder. Bu mertebe, varlık mertebelerinin başlangıcı ve tüm hakikatlerin özüdür; aklın idrak sınırlarının tamamen ötesinde olup, Zât'ın tecellilerinden önceki mutlak gizlilik hâlidir¹·². Hadîs-i şerîfteki "kâne'llâhu fî amâ" (Allah amâda idi) ifadesi bu mertebenin asıl dayanağıdır ve Hakk'ın kendi zâtında, kendi zâtıyla, kendi zâtı için "gizli" olduğunu gösterir. A'maiyyet, ahadiyyetten önce gelir ve mertebelerin kendilerinden dahi habersiz olduğu bir bâtınîlik hâlidir³.

Detaylı cevap

A'maiyyet, tasavvufî vücud bahsinin en üst mertebesidir ve Hakk'ın bilinme ile idrak edilme imkânının ötesindedir. Bu mertebe, Hazerât-ı Hamse tasnifinde ilk sırada yer alır: (1) Lâ-taayyün / a'maiyyet, (2) Taayyün-i evvel (ahadiyyet), (3) Taayyün-i sânî (vâhidiyyet), (4) Âlem-i ervâh-misâl, (5) Âlem-i şehâdet. A'maiyyet, "mertebe" olarak dahi nitelendirilemez; çünkü mertebe nispet kabul ederken, a'maiyyet hiçbir nispeti kabul etmez²·⁴. Burada ne Hakk'a ne de halka ait mertebeler vardır⁴.

"Amâ" kelimesinin etimolojik kökeni olan "a-m-y"den türeyen "körlük" anlamı, burada bir eksiklik değil, görünmezliğin sırrını ifade eder. Hakk, bu mertebede hiçbir "görünür yüz" kabul etmez; çünkü görünür yüz bir "taayyün"dür ve a'maiyyet taayyünden önceki hâli gösterir. Hz. Peygamber'in "kâne fî amâin, mâ tahtehû hevâun ve mâ fevkahû hevâun" (amâda idi, üstünde de altında da hava yoktu) hadîsi, a'maiyyetin hem zaman hem de mekân yokluğunu ifade ettiğini belirtir.

A'maiyyet, gizli bir hazine iken kendini zuhura çıkarmayı dilediğinde, bu zuhur ve tecellinin ilk ismine "Ahadiyyet" denilmiştir³. Bu durum, a'maiyyet mertebesinden ahadiyyet mertebesine bir tenezzülü, yani Hakk'ın ilk açılımını ifade eder⁵·⁶. Fakr mertebesi de, iki âlemin üzerine çıkarak a'maiyyet mertebesine geçmekle, kimliklerin ortadan kalkıp hakikatlerine dönüşmesini ifade eder⁷·⁸·⁹·¹⁰.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Secde Sûresi · s.39A’mâiyyet : Varlık mertebelerinin başlangıcı ve tüm hakikatlerin özüdür. Sırf Zat’tan ibaret olan bu mertebe, hiçbir şekilde tanımlanamaz ve Hakk'a ya da halka Oku
  2. 2K1-53
  3. 3Fâtiha Sûresi · s.73Rahmân: Mertebeler itibariyle, “A’maiyyet”, “Ahadiyyet”, “Ulûhiyyet” ve “Vahidiyyet” ten sonra gelen mertebenin adıdır. Rahmâniyyet: İsimlerin ve Sıfatların gerOku
  4. 4Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2) · s.105. -------------- Tecelli ve Zuhurda Vücûd Mertebeleri A’maiyyet. Â’mâ Bilesin ki, “â’mâ , hakikatlerin öz hakikatinden ibarettir.” Çünkü o sırf zâttan ibarettirOku
  5. 5Sohbet Arası Sohbetlerden Seçmeler (31) · s.45Bunun ne tarihinden ne zamanından haberimiz var. Zaman ötesi bir zaman, bu beyinler onun zamanını almaz. Evvela â'maiyyet mertebesinden ahadiyyet mertebesine teOku
  6. 6Kelime-i Tevhîd · s.186Ezelin ezelinde, ebedin ebedinde, insan aklının ve kavrayışının alamayacağı bir zamanda –gerçi orada zaman da henüz yoktu (bir an) diyelim– o anda ne olduysa olOku
  7. 7Namaz Sûreleri (Cilt 1) · s.45Efendimiz (s.a.v) “Fakr ile iftihar ederim” buyurmaktadır oysa bütün âlemler kendisi için halkedilen birinde fakirlik denilen bir şey olabilirmi.? Fakr öyle büyOku
  8. 8Enfâl Sûresi · s.25Efendimiz (s.a.v) “Fakr ile iftihar ederim” buyurmaktadır oysa bütün âlemler kendisi için halkedilen birinde fakirlik denilen bir şey olabilirmi.? Fakr öyle büyOku
  9. 9Zekât ve İnfâk · s.38Efendimiz (s.a.v) “Fakr ile iftihar ederim” buyurmaktadır oysa bütün âlemler kendisi için halkedilen birinde fakirlik denilen bir şey olabilirmi.? Fakr öyle büyOku
  10. 10Haşr Sûresi · s.24Efendimiz (s.a.v) “Fakr ile iftihar ederim” buyurmaktadır oysa bütün âlemler kendisi için halkedilen birinde fakirlik denilen bir şey olabilirmi.? Fakr öyle büyOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.