A'maiyyet nasıl gerçekleşir?
A'maiyyet, tasavvufta Hakk'ın hiçbir nispet, sıfat, isim veya vasıf kabul etmeyen, mutlak gizlilik ve bilinmezlik hâlidir; varlık mertebelerinin başlangıcı ve tüm hakikatlerin özüdür¹·². Bu mertebe, Zât'ın kendi kendinde gizli olduğu, aklın idrak sınırlarının tamamen ötesinde bir hâl olup, henüz "Allah" lafzının bile olmadığı, sırf Zât'tan ibaret olan lâ-taayyün mertebesidir³·⁴. A'maiyyet, gizli bir hazine iken kendini zuhura çıkarmayı dilediğinde, bu zuhur ve tecellisinin ilk adımı olarak Ahadiyyet mertebesine tenezzül eder⁵·⁶.
Detaylı cevap
A'maiyyet, tasavvufî vücud bahsinde en üst mertebe olarak kabul edilir; Hak'ın bilinme ve idrak edilme imkânının ötesindedir. Bu hâl, "gayb-ı mutlak" veya "sırf görünmezlik" olarak tanımlanır ve hiçbir taayyün (belirginleşme) içermez³·⁷. Secde Sûresi'nde belirtildiği üzere, A'maiyyet, varlık mertebelerinin başlangıcı ve tüm hakikatlerin özüdür; sırf Zât'tan ibaret olup, ne Hakk'a ne de halka ait bir özellik taşımaz¹·². Kıyâmet Sûresi'nde ise A'maiyyet, Zât'ın kendi kendinde gizli olduğu mertebe olarak açıklanır ve bedene, söze, görüntüye ihtiyaç duymayan "Kün FeYekün" (Ol der ve oluverir) hâlinin öncesidir⁴.
A'maiyyet, Hazerât-ı Hamse tasnifinde lâ-taayyün mertebesi olarak ilk sırada yer alır ve mertebe bile sayılmaz; çünkü mertebe nispet kabul ederken, A'maiyyet hiçbir nispet kabul etmez. Bu mutlak gizlilik hâli, "gizli hazine iken kendini zuhura çıkarmayı dilediğinde"⁵ bir tecelli süreci başlatır. Bu tecellinin ilk adımı, A'maiyyet'ten Ahadiyyet mertebesine tenezzül etmektir⁵·⁶. Bu tenezzül, "Mutlak Zât"ın A'maiyyet'ten Ahadiyyet'e inmesiyle gerçekleşir ve bu esnada henüz zamanın bile olmadığı bir "an"da, Zât'ın mutlak kimliği (hüvviyeti) ve benliği (inniyeti) gibi iki vasfı ortaya çıkar⁸·⁹. Bu tenezzül, Zât-ı Mutlak'ın "kara, karanlık" olan A'maiyyetinden Ahadiyyetine, oradan Vahidiyyetine ve diğer mertebelere doğru ilerleyişinin başlangıcıdır¹⁰.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.
- 1Secde Sûresi, s. 39“A’mâiyyet : Varlık mertebelerinin başlangıcı ve tüm hakikatlerin özüdür. Sırf Zat’tan ibaret olan bu mertebe, hiçbir şekilde tanımlanamaz ve Hakk'a ya da halka ”Oku
- 2Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2), s. 105“. -------------- Tecelli ve Zuhurda Vücûd Mertebeleri A’maiyyet. Â’mâ Bilesin ki, “â’mâ , hakikatlerin öz hakikatinden ibarettir.” Çünkü o sırf zâttan ibarettir”Oku
- 3K1-53
- 4Kıyâmet Sûresi, s. 144“A’maiyyet mertebesidir. Kendi kendinde gizli olduğu mertebedir. Aslında sûrete girenler bile kayıtlanma halleri “Kün FeYekün” “Ol der ve oluverir” hâlidir. Bede”Oku
- 5Fâtiha Sûresi, s. 73“Rahmân: Mertebeler itibariyle, “A’maiyyet”, “Ahadiyyet”, “Ulûhiyyet” ve “Vahidiyyet” ten sonra gelen mertebenin adıdır. Rahmâniyyet: İsimlerin ve Sıfatların ger”Oku
- 6Kelime-i Tevhîd, s. 186“"Aşk": "A'mâiyyet"in (mutlak gayb âlemi) ilahi şiddetle, kudrete dönüşerek, bütün âlemlerde, oranın gereği olan muhabbet ile her yerde ortaya çıkmasıdır. "Aşk" ”Oku
- 7A'maiyyet
- 8Kelime-i Tevhîd, s. 21“"Kelime-i Tevhid"in doğuşu, Mukaddes Zât henüz daha bu âlemler yok iken "A'mâiyyetinden" (mutlak gayb hali) "Ahadiyyetine" (biriciklik mertebesi) tenezzül ettiğ”Oku
- 9Bi'smi Has, Selâm (13), s. 33“Cenâb-ı Hakk a’mâiyyet mertebesinden ahadiyyet mertebesine tecellî ettiği zaman, zât-ı mutlak burada henüz vasıflanarak bir isim almış değildir. Bu mertebede be”Oku
- 10İnci Tezgâhı (2), s. 123“Zât-ı mutlak, “kara, karanlık” olan a’mâiyyetinden, Ahadiyyetine, oradan Vahidiyyetine, oradan Rahmâniy-yetine, oradan Melikiyyetine, oradan Mülk-Mâlikiyyetine,”Oku
Dayandığı eserler
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.