İçeriğe atla

Aşk ve Muhabbet Yolu eserinde Aşk kavramı nasıl ele alınır?

Kitap-KonuOrta düzey0 görüntülenme5 kaynak
Kısa cevap

Tasavvufta aşk, muhabbetin şiddetli ve yakıcı bir hâli olup, sâlikin Hakk'a olan mahvedici sevgisini ifade eder. Bu sevgi, sahibini fânî kılan ve akıl ile iradeyi geri çeken ilâhî bir delilik olarak tanımlanır. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'nin yolu "aşk yolu" olarak nitelendirilir ve Divan-ı Kebir'inde "Allah'ı kim tanır? La'dan kurtulan kimse tanır" beyitiyle aşkın, Allah'tan başkasından geçme hâlini vurgular¹. Aşk, tasavvufun temel motivasyonu ve itici gücüdür; sülûkun en yüksek itici kuvveti olup, mücâhedeyi tahammül edilebilir, fenâyı ise tatlı kılar (İlahi Aşk).

Detaylı cevap

Aşk, lugat anlamıyla "aşırı sevgi, hasretin son haddi, mahvedici muhabbet" demektir (Aşk). Tasavvufta ise, sâlikin Hakk'a duyduğu, muhabbetten daha şiddetli ve yakıcı, sahibini fânî kılan bir sevgidir. Mâide Sûresi 54. ayetindeki "yuhibbuhum ve yuhibbûnehû" (Allah onları sever, onlar da Allah'ı severler) ifadesi muhabbetin asıl mesnedi iken, aşk bu muhabbetin derinleşmiş hâlidir. Bakara Sûresi 165. ayetindeki "vellezîne âmenû eşeddu hubben lillâh" (mü'minler Allah'ı daha şiddetli severler) ifadesi ise aşkın temel düsturunu oluşturur.

Klasik tasavvuf, aşk ve muhabbet kavramlarını titizlikle ayırt eder. Muhabbet, sevenin sevdiğini bilinçle ve kontrol altında sevmesi, akıl ve irade ile birlikte çalışan bir sevgi iken, aşk, sevenin sevdiğine mahvolması, kontrolün kaybolması, akıl ve iradenin geri çekilmesi hâlidir. Bu durum "el-aşkü cünûnün ilâhî" (aşk ilâhî bir delilik) tabiriyle ifade edilir. Ehlullah, aşkın muhabbetin aşırılığı olduğunu ve "ateş tutuştuğu zaman Allah'tan başkasını yakar" sözüyle bu mahvedici yönünü belirtmişlerdir¹.

Aşkın tecellî mahalli, sâlikin kalbidir. Ahzâb Sûresi'nde belirtildiği üzere, eğer bir kalbi aşk-ı İlâhî istilâ etmişse, o kalbe başka bir şeyin muhabbet ve aşkı sığmaz². Muhabbet-i Hak gâlip olursa, fânî aşkı tard eder; muhabbet-i halk gâlip olursa, aşk-ı Bâkî'yi nefyeder³. Tasavvufî anlamda, Hak yoluna sülûk eden sâdık sâlikin kalbinde irade, talep ve iştiyak çakmağıyla tutuşturulan aşk ateşi, zikrin hararetiyle alevlenen ilâhî muhabbettir⁴. Bu ateş, sâliki hem hakikate karşı uyaran bir ikaz hem de vuslata taşıyan bir azık hükmündedir⁴. Mevlânâ'nın yolu "aşk yolu" olarak bilinir ve "aşk yolu candan geçmek yoludur" ifadesiyle bu hakikat vurgulanır⁵·².

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9 · s.681Aşk, muhabbetin aşırılığıdır ve bu muhabbet aşırılığı hakkında Allah dostları "ateş tutuştuğu zaman Allah'tan başkasını yakar" demişlerdir. Pir efendimiz (MevlaOku
  2. 2Ahzâb Sûresi · s.24Eğer o bir kalbi aşk-ı İlâhî istîlâ etmiş ise, artık o kalbe başka bir şeyin muhabbet ve aşkı sığmamak îcâb eder. Eğer sığmış ise, o aşk ve muhabbet hakîkî bir Oku
  3. 3Ahzâb Sûresi · s.25Ey Hak yolunun sâliki olan kimse, eğer sen Hakk’ın âşıkı isen sakın müşteri ve mürîd toplamak kasdına düşüp onlan kendi arzûn ve idrâkin ile kendi tarafına çekmOku
  4. 4Vâkı'a Sûresi · s.42Tasavvufî anlamda bu âyet-i kerîme, Hak yoluna sülûk eden sâdık ve samimi sâlikin kalbinde irade, talep ve iştiyak çakmağıyla tutuşturulan aşk ateşine işaret edOku
  5. 5Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9 · s.1380Zirâ aşk ve muhabbet inkısâm kabûl etmeyen bir ma'nâdır. ... Aşk yolu candan geçmek yoludur. Allâhümme yessir lenâ! (Allah'ım onu bize kolaylaştır!). Beyt-i MısOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.