İçeriğe atla

Aşk ve Muhabbet Yolu kitabına göre Aşk ne anlam taşır?

Kitap-KonuOrta düzey4 görüntülenme4 kaynak
Kısa cevap

Tasavvufta aşk, sâlikin Hakk'a duyduğu, onu fânî kılan ve mahvedici bir sevgi olup, muhabbetin şiddetlenmiş ve aşırılaşmış hâlidir. Bu, sülûkun en yüksek itici gücü olarak kabul edilir ve sahibini Allah'tan başka her şeyden geçmeye sevk eder¹. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'nin yolu "aşk yolu" olarak nitelendirilir ve ilâhî aşk, kalbi istilâ ettiğinde başka hiçbir sevginin ona sığmayacağı bir mertebedir¹·². Aşk, ilâhî bir delilik olarak tanımlanır ve akıl ile irâdenin geri çekildiği, sevenin sevdiğine mahvolduğu bir hâldir.

Detaylı cevap

Aşk, lugat anlamıyla "aşırı sevgi, hasretin son haddi, mahvedici muhabbet" demektir. Tasavvufta ise sâlikin Hakk'a olan mahvedici sevgisinin adıdır; muhabbetten daha şiddetli, daha yakıcı ve sahibini fânî kılan bir sevgi olarak tanımlanır. "Aşk yolu candan geçmek yoludur" ifadesi, aşkın sâlikten beklediği fedakârlığı ve kendini yok etme hâlini vurgular³·². Allah dostları, aşkın muhabbetin aşırılığı olduğunu ve "ateş tutuştuğu zaman Allah'tan başkasını yakar" sözüyle bu mahvedici yönünü dile getirmişlerdir¹.

Aşk, tasavvufun temel motivasyonu ve itici gücüdür (İlahi Aşk, Aşk). Sülûkun en yüksek itici gücü olup, mücâhedeyi tahammül edilebilir, fenâyı tatlı kılan kuvvettir. Kur'ân-ı Kerîm'deki Bakara 165. ayetindeki "vellezîne âmenû eşeddu hubben lillâh" (mü'minler Allah'ı daha şiddetli severler) ifadesi, aşkın temel düsturunu oluşturur. Eğer bir kalbi ilâhî aşk istilâ etmişse, o kalbe başka bir şeyin muhabbet ve aşkı sığmaz; sığarsa o aşk hakîkî değildir². Bu durum, Hakk'a vâsıl olanların sadece ibâdet ve tâat ile değil, aynı zamanda candan geçmeyi de bu amellere ilâve ettikten sonra vâsıl olduklarını gösterir².

Aşk ve muhabbet arasındaki fark, muhabbetin bilinçli ve kontrollü bir sevgi olması, akıl ve irâde ile birlikte çalışmasıdır. Aşk ise sevenin sevdiğine mahvolması, kontrolün gitmesi, akıl ve irâdenin geri çekilmesi hâlidir; "el-aşkü cünûnün ilâhî" (aşk ilâhî bir delilik) olarak nitelendirilir. Aşkın türleri arasında beşerî aşk olan aşk-ı mecâzî ve Hakk'a olan aşk olan aşk-ı hakîkî bulunur. Mecâzî aşk, sâlikin sevme eylemini öğrendiği bir köprü görevi görür ve ardından hakîkî aşka geçişi sağlar. Mevlânâ'nın "mecâz hakîkatın köprüsüdür" tâbiri bu geçişi anlatır. İlâhî aşk, zikrin hararetiyle kalpte alevlenen ilâhî muhabbettir ve sâlikin bâtınında yanan bu ateş, onu hem hakikate karşı uyaran bir ikaz hem de vuslata taşıyan bir azık hükmündedir⁴.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9 · s.681Aşk, muhabbetin aşırılığıdır ve bu muhabbet aşırılığı hakkında Allah dostları "ateş tutuştuğu zaman Allah'tan başkasını yakar" demişlerdir. Pir efendimiz (MevlaOku
  2. 2Ahzâb Sûresi · s.24Eğer o bir kalbi aşk-ı İlâhî istîlâ etmiş ise, artık o kalbe başka bir şeyin muhabbet ve aşkı sığmamak îcâb eder. Eğer sığmış ise, o aşk ve muhabbet hakîkî bir Oku
  3. 3Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9 · s.1380Zirâ aşk ve muhabbet inkısâm kabûl etmeyen bir ma'nâdır. ... Aşk yolu candan geçmek yoludur. Allâhümme yessir lenâ! (Allah'ım onu bize kolaylaştır!). Beyt-i MısOku
  4. 4Vâkı'a Sûresi · s.42Tasavvufî anlamda bu âyet-i kerîme, Hak yoluna sülûk eden sâdık ve samimi sâlikin kalbinde irade, talep ve iştiyak çakmağıyla tutuşturulan aşk ateşine işaret edOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.