İçeriğe atla

Bakara 156 ayeti tasavvufta nasıl okunur?

Ayet-TasavvufOrta düzey0 görüntülenme3 kaynak
Kısa cevap

Bakara Sûresi 156. âyeti olan "İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râci'ûn" (Şüphesiz biz Allah'tanız ve şüphesiz O'na döneceğiz) tasavvufta, kulun Hakk'a aidiyetini ve nihai dönüşünü ifade eden, zâtî bir hakikati dile getiren temel bir ilke olarak okunur. Bu âyet, sâlikin musibetler karşısında teslimiyetini ve her şeyin kaynağının Allah olduğunu idrak etmesini sağlayan bir makamdır; aynı zamanda kulun Allah için olduğunu ve O'na kalbolacağını gösteren bir keşif ve idrak zemini sunar¹·². Bu idrak, sâlikin Hak'tan halka dönen niyetini ihlâsa çevirmesine, yani riyâdan uzaklaşmasına yardımcı olur.

Detaylı cevap

Bakara 156. âyeti, tasavvufî sülûkun önemli duraklarından birini teşkil eder. Âyetin ilk kısmı olan "İnnâ lillâhi" (Şüphesiz biz Allah içiniz), kulun varoluşunun ve tüm mevcudiyetinin Allah'a ait olduğunu, O'nun zatından geldiğini vurgular. Bu ifade, kulun kendi benliğinden sıyrılarak Hakk'a yönelmesi, yani sıbgatullah ile boyanması (Bakara 2/138) ve ilâhî ahlâkla ahlâklanması anlamına gelir. Bu idrak, sâlikin riyâ gibi kalbî hastalıklardan arınmasında, niyetini Hak'tan halka değil, yalnızca Hakk'a yöneltmesinde kilit rol oynar. Zira her şeyin Allah'a ait olduğunu bilen bir sâlik, amellerini yalnızca O'nun rızası için yapar.

Âyetin ikinci kısmı olan "ve innâ ileyhi râci'ûn" (ve şüphesiz O'na döneceğiz), kulun nihai varış noktasının Allah olduğunu, O'na dönüşün kaçınılmaz bir hakikat olduğunu belirtir. Bu dönüş, sadece fiziksel bir ölüm sonrası değil, aynı zamanda sâlikin manevî yolculuğunda fenâ makamına ulaşarak Hakk'ta yok olması ve O'nda kalbolması şeklinde anlaşılır¹. Bu, ahadiyyet mertebesine, yani Hakk'ın hiçbir nispet kabul etmeyen sırf tekliğine doğru bir yöneliştir. Musibetler karşısında bu âyeti okumak, sâlikin sabr ve rızâ makamlarına ulaşmasına yardımcı olur; çünkü her şeyin Allah'tan geldiğini ve O'na döneceğini bilen kişi, başına gelen her hâli Hakk'ın bir tecellisi olarak kabul eder³. Bu idrak, sâlikin makâm olarak adlandırılan istikrarlı manevî mertebelere ulaşmasında temel bir dayanak teşkil eder. Böylece Bakara 156, tasavvufta hem bir teslimiyet beyanı hem de Hakk'a doğru bir manevî yolculuğun özeti olarak okunur.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Enbiyâ Sûresi · s.49(Bakara Sûresi 2/156 âyette) kalu inna lillâhi ve inna ileyhi raci’une “Biz Allah içiniz ve biz sonunda ona döneceğiz” derler. Bu şekilde “innâ (kesin biz) ” zâOku
  2. 2Terzi Baba (Cilt 1) · s.275Bakara Sûresi (2)/156 ayetinde,    inna lillahi ve inna ileyhi raci’une ayeti celilesi koro halinde terennüm edilOku
  3. 3Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11 · s.61ayetinden, Yani, o zerreden kendiliğinden meydana gelen hareket, tabiat ve sükûnet ortadan kalkıp, artık onun eli, sıfatları ve hareketleri Hak ile meydana geldOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.