İçeriğe atla

Basîret kavramı, lugat anlamından farklı olarak tasavvufta nasıl tanımlanır?

Kavram TanımıTemel düzey0 görüntülenme1 kaynak
Kısa cevap

Basîret, lugatte 'ferâset, derin görüş, kalbin gözü' anlamına gelirken, tasavvufta zâhir gözünün göremediği hakikatleri idrâk eden kalp gözünün adıdır. Bu, eşyânın hakîkatini, ardındaki esmâî tecellîyi ve Hakk ile olan bağını anlama melekesidir. Yûsuf Sûresi'ndeki "ene ve men ittebeanî alâ basîretin" (ben ve bana uyanlar basîret üzeredir) ayeti, kavramın temel dayanağını oluşturur. Basîret, mârifetin ön kapısı ve müşâhedenin başlangıcı olup, kalp gözünün idrâk etme gücünü ifade eder¹.

Detaylı cevap

Basîret, tasavvufta dört kademede yaşanır ve her kademe sâlikin Hak'la olan idrâk ve müşâhede seviyesini gösterir. Birinci kademe, ferâset olarak basîrettir; sâlikin günlük olaylarda Hakk'ın tedbîrini sezmesi ve kalbinde ilhâmî işâretler hissetmesidir. Hadîs-i şerîfteki "mü'minin ferâsetinden sakının, çünkü o Allah'ın nûruyla bakar" ifadesi bu kademenin temelini oluşturur. İkinci kademe, keşfî basîrettir; sâlikin nefs perdesi inceldiğinde gaybî hakikatleri, başkalarının iç hâllerini ve kâinattaki esmâî tecellîleri görmeye başlamasıdır. Bu kademe, ilm-i ledünnî ile bağlantılı olup, Kehf Sûresi'ndeki Hızır'a verilen "ve allemnâhu min ledünnâ ilmâ" (kendi katımızdan ilim öğrettik) ayetiyle açıklanır. Üçüncü kademe, rü'yet-i kalbiyyedir; sâlikin Hakk'ı kendi kalbinde, isimleriyle ve sıfatlarıyla müşâhede etmesidir. Bu makamda basîret artık bir 'âlet' olmaktan çıkar, kalbin kendisi Hakk'a dönük bir görüş hâline gelir. Dördüncü kademe ise rü'yet-i ayniyyedir; basîretin de fânî olduğu bu makamda sâlik artık görmez, gören Hakk'ın kendisi olur. Bu mertebeler, sâlikin Hakk'a vuslat yolculuğunda kalbinin derinleşmesini ve hakikatleri daha net idrâk etmesini sağlar.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1K1-231,Basîret
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.