Ceberût kavramının zuhûr ettiği mahaller nelerdir?
Ceberût kavramı, tasavvufî vücud bahsinde akl-ı evvel ve rûh-ı a'zam mertebesi olarak zuhûr eder. Hazerât-ı Hamse sıralamasında lâhûttan sonra, melekûttan önce gelir ve Hak'ın zâtı ile yaratılmışlar arasındaki ilk köprüyü teşkil eder. "Küntü kenzen mahfîyyen fe ahbibtü en u’rafe" (Gizli bir hazineydim, bilinmeyi sevdim) hadîs-i kudsîsi uyarınca, Zât-ı İlâhî'nin coşarak zuhura getirdiği ilk âlemdir ve ona "rûh-u izafî" de denir¹·². Bu mertebede soyut akıllar (kerubiyyîn), hakîkat-i muhammediyye ve kalemu'l-azîm gibi unsurlar bulunur. Ceberût, aynı zamanda sıfatların zuhur ettiği ikinci tecellî makamıdır; burada varlık esmâ mertebesine tenezzül ederek kendini sıfatlarıyla tanıma durumundadır³.
Detaylı cevap
Ceberût kavramının zuhûr mahalleri, tasavvufî terminolojide farklı veçhelerden ele alınır. Öncelikle, Hazerât-ı Hamse içindeki mertebesi itibarıyla Ceberût, lâhût (Hak'ın zâtı) ile melekût (melekler âlemi) arasında yer alır. Bu, vücud-ı vâcib (Hak) ile vücud-ı mümkin (yaratılmış) arasındaki ilk köprüdür. "Küntü kenzen mahfîyyen fe ahbibtü en u’rafe" hadîs-i kudsîsi, Zât-ı İlâhî'nin bilinme arzusuyla coşarak Ceberût âlemini zuhura getirdiğini ifade eder¹·². Bu "coşma" zatî meyil ve gereklilik olarak açıklanır⁴.
Ceberût mertebesinde akl-ı evvel (rûh-ı a'zam, hakîkat-i muhammediyye) ve kerubiyyîn (azamet melekleri) bulunur. Akl-ı evvel, kâinatın bilgi kanalı iken, kerubiyyîn onun etrâfında dönen soyut akıllardır. Hz. Peygamber'in "evvelü mâ halekallâhu el-aklü" (Allah'ın yarattığı ilk şey akıldır) hadîsi, Ceberût'un asıl mesnedidir. Ayrıca, Cenâb-ı Hakk'ın akl-ı küllî zuhur mahalli Âdem ile belirtilen yerler de Ceberût ile ilişkilendirilebilir⁵.
Sülûkî açıdan bakıldığında, Ceberût ile lâhût arasındaki her tavır hakîkâttır⁶·⁷. Bu, sâlikin en derin idrâk ve müşâhede mertebelerine ulaştığı bir makamı işaret eder. Ceberût, aynı zamanda ikinci tecellî makamıdır; burada varlık, esmâ mertebesine tenezzül ederek kendini sıfatlarıyla tanır³. Zuhur mertebelerinde evvela sıfat zuhur eder, sonra zât gelir; bu itibarla sıfatlar, isimlerden daha yüksek bir mertebededir⁸. Her kavramın bir zuhûr mahalli olduğu ve bu mahallerin bir gayesi olduğu belirtilir; Hakk'ın manalarının yükleneceği mahaller olmasa, bu manalar zuhura gelmezdi⁹·¹⁰.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.
- 1Kamer Sûresi, s. 153““Lahut” da derler... “ küntü kenzen mahfîyyen fe ahbibtü en u’rafe”, “gizli bir hazineydim ”, hükmüne ve düsturuna göre; “Zat’ı ilahî” coşarak “ceberut âlemi” n”Oku
- 2Lübbü'l-Lübb (Özün Özü), s. 13““ küntü kenzen mahfîyyen fe ahbibtü en u’rafe”, “gizli bir hazineydim ”, hükmüne ve düsturuna göre; “Zat’ı ilahî” coşarak “ceberut alemi” ni zuhura getirdi... O”Oku
- 3İnci Tezgâhı (1), s. 90“Melek bilgi ile kurtuldu, hayvan bilgisizlikle kurtuldu, insanoğlu ikisinin arasında çekişe dövüşe kaldı gitti. 130 A’MA: (1) ehadiyet (2) Hüviyet (hu) (3) İnni”Oku
- 4Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4), s. 13““ küntü kenzen mahfîyyen fe ahbibtü en u’rafe”, “gizli bir hazineydim ”, hükmüne ve düsturuna göre; “Zat’ı ilahî” coşarak “ceberut alemi” ni zuhura getirdi... O”Oku
- 5Tasavvuf Izâhları, s. 98“.) ------------------- MERTEBE-İ ÂDEMİYYET - HAVVAİYYET : Cenâb-ı Hakkın akl-ı küllî zuhur mahalli Âdem, nefsi küllî zuhur mahalli de Havva ismiyle belirtilen m”Oku
- 6Risâle-i Gavsiyye, s. 2“Bütün varlıkta Allah’ın zuhurlarını müşâhede ettiğimizde her müşâhede ettiğimiz esmâ ve sıfat zuhurlarından zuhur olarak Allah’ı idrâk ettiğimiz için Allah, All”Oku
- 7Bakara Sûresi, s. 365““-Nâsût ile melekût arasındaki her tavır şerîat; melekût ile ceberût arasındaki her tavır tarîkat; ceberût ile lâhût arasındaki her tavır da hakikattır!.." “- Y”Oku
- 8İnsân-ı Kâmil (Cilt 1), s. 9“------------------- Kaldı ki: Cenab-ı Hakka has mahallerde, ilk zâhir olan sıfatlarıdır. Zuhurlarda, sıfattan sonra, ancak zat gelir.. ------------------- Zuhur”Oku
- 9Kelime-i İdrîsiyye, Bölüm 145“Yani bu kitabın üstünde bu suretler olmasa harf suretleri ve kelime suretleri ve cümle suretleri olmasa manalar neyle zuhura gelecekti. İşte bu alemde mevcut ol”Oku
- 10Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4), s. 351“İşte böylece bir mahal, yani ayrılık hükmü ile olmayan bir mahalde bir değişik şekilde zuhur ediyor, ötekinde bir başka şekilde zuhur ediyor. Fakat zuhur ettiği”Oku
Dayandığı eserler
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.