Enfâl kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
Enfâl kavramı, tasavvufta zâhirî anlamıyla savaş ganimetleri olarak ele alınsa da, bâtınî ve irfânî bir yaklaşımla Hakk'ın ve Resûlü'nün vehbî olarak bahşettiği mânevî rızıklar ve bilgiler mertebesinde işlenir. Bu mertebe, sâlikin fenâfirresûl, fenâfillah ve bekâbillah hâllerini tecrübe etmesiyle elde ettiği ilâhî ihsanları ve hakikat bilgilerini ifade eder. Enfâl Sûresi'nin ilk âyeti olan "Ganimetler, Allah'a ve Resûlüne aittir" (8/1) ifadesi, bu mânevî ganimetlerin kaynağının Uluhiyet ve Risâlet mertebeleri olduğunu vurgular. Sâlik, bu mertebede maddî ve mânevî rızıkların infâkını idrak eder; maddî infâkın âf'âl mertebesine, mânevî infâkın ise esmâ mertebesine ait olduğunu kavrar ve irfâniyetle infâk etme hâline ulaşır.
Detaylı cevap
Enfâl kavramının tasavvuftaki işlenişi, zâhirî ve bâtınî olmak üzere iki temel boyutta ele alınır. Zâhirî boyutta, Enfâl Sûresi'nin iniş sebebi olan Bedir Savaşı ganimetleri ve bunların paylaşım kuralları üzerinde durulur. Ancak tasavvuf ehli, âyetlerin iç ve derûnî mânâlarına odaklanarak enfâli mânevî bir mertebe olarak yorumlar.
Bu mânevî mertebe, sâlikin seyr ü sülûkunda ulaştığı yüksek idrak ve hakikat bilgileriyle ilişkilidir. Enfâl, "zorluk çekmeden elde edilen şeyler" anlamına geldiği gibi, tasavvufta da "vehbî olarak Allah ve Resûlü'nden gelen bilgiler" olarak kabul edilir. Bu bilgiler, fenâfirresûl, fenâfillah ve bekâbillah gibi yüksek mânevî mertebelerin birer ganimetidir. Sâlik, bu mertebelerde Uluhiyet ve Risâlet kaynaklı ilâhî ihsanlara ve hakikat bilgilerine mazhar olur.
Enfâl Sûresi'nin 1. âyetinde geçen "Ganimetler, Allah'a ve Resûlüne aittir" ifadesi, bu mânevî ganimetlerin kaynağını ve kime ait olduğunu açıkça belirtir. Bu, sâlikin elde ettiği mânevî rızıkların ve ilimlerin kendi çabasıyla değil, tamamen ilâhî bir lütuf ve ihsan olduğunu idrak etmesi anlamına gelir. Bu mertebede, sâlikin Allah'a karşı gelmekten sakınması, yani "Uluhiyet mertebesine karşı gelmekten sakınması" ve Allah'ın ve Resûlü'nün emirlerine itaat etmesi esastır. Bu itaat, Hakk'ın her zuhurun hakkını veren mertebe olduğu bilinciyle, her şeyin istikakını o mertebeden verdiğini kabul etmeyi gerektirir.
Enfâl mertebesi, aynı zamanda infâk kavramıyla da derin bir bağlantı içerir. Sâlik, bu mertebede hem maddî hem de mânevî rızıkların infâkını idrak eder. Maddî infâk, âf'âl mertebesinin bir tecellisi olup mal ve mülk gibi maddî imkânların Allah yolunda harcanmasıdır. Mânevî infâk ise, esmâ mertebesinin bir tecellisi olarak, kişinin öğrenmiş olduğu bâtınî mânâdaki esmâ-i İlâhiyye'nin insan üzerindeki tesirlerini idrak edip bunları başkalarına aktarmasıdır. Bu, irfâniyetle infâk etme hâlidir ve sâlikin hem bu dünyanın geçimine hem de âhiretin geçimine faydalı olmaya çalışmasını ifade eder. Bu hâl, sâlikin tahkik ehli bir mümin olarak, ilim, hâl ve makam aşamalarını geçerek hakikatle tahakkuk etmesinin bir neticesidir.
Kaynaklar
Bu cevabın dayandığı eser — kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Kaynak · s.3“yaşayıp geçirmek ve kendini tanımayı bilmek olacaktır. Kûr’ân-ı Kerîm’de (yolculuk) adlı İz-Terzi Baba sohbetleri ve kitaplarının bu hususta faydalı olabileceği”Oku
- 2Kaynak · s.1“GÖNÜLDEN ESİNTİLER: KÛR’ÂN-ı KERÎM’de YOLCULUK (221-8-20) ENFÂL SÛRESİ Yazan ve Düzenleyen Terzi oğlu MURAT DERÛNİ İRFAN SOFRASI NECDET ARDIÇ TASAVVUF SERİSİ (2”Oku
- 3Kaynak · s.7“sayıları ve bağlantısını vermekle yetinelim. ---------------- Fâsılaları ب، د، ر، ط، ق، م، ن harfleridir. (Be) harfi 4 adet, Risâlet mertebesinin İbrahimiyet, M”Oku
- 4Kaynak · s.37“bir şey olmadığını anlayıp, esmâi İlâhiyye cemaati içerisinde namaz kıldığımızı bilmemiz gerekmekte veya esmâi İlâhiyyeyi hullet, olarak giymiş halde namazımızı”Oku
- 5Kaynak · s.25“kısmen farklı şekilde tarif eden fakihler de vardır. Ganimet kelimesi ve türevleri Kur’ân-ı Kerîm’de altı yerde geçmektedir (bk. en-Nisâ 4/94; el-Enfâl 8/41, 69”Oku
- 6Kaynak · s.17“için bir bağışlanma ve bol bir rızık vardır. 75. Daha sonra iman edip hicret eden ve sizinle birlikte cihad edenlere gelince, işte onlar da sizdendir. Allah’ın ”Oku
İlgili sorular
- Tûr kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
- Mübârek kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
- Zümer kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
- Şu'arâ kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
- Mümtehine kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.