İçeriğe atla

Esmâ'ül Hüsnâ kavramında dış-anlam ile iç-anlam farkı nedir?

Kavram TanımıTemel düzey0 görüntülenme8 kaynak
Kısa cevap

Esmâ'ül Hüsnâ kavramında dış-anlam, isimlerin zâhirî ve lafzî vechesini, yani tilâvet edilmesini ve ahlâkî karşılıklarını ifade ederken; iç-anlam, isimlerin bâtınî ve hakikî vechesini, yani mârifet ve zât mertebesindeki müşâhede ve idrâki temsil eder. Bu ayrım, Hakk'ın mutlak varlığının hem dış âlemde hem de iç âlemde mevcut olması hakikatine dayanır¹. Tasavvufta sâlikin esmâ ile olan ilişkisi, zikrî ve ahlâkî mertebelerden mârifet ve zâtî mertebelere doğru bir seyir izler; bu seyirde dış görünüşten ziyade iç âlemin kıymeti vurgulanır².

Detaylı cevap

Esmâ'ül Hüsnâ'nın dış-anlamı, isimlerin ilk iki kademesiyle ilişkilidir. Birinci kademe, esmânın zikrî vechesidir; yani 99 ismin tek tek tilâvet edilmesi, virdlerde okunması ve sâlikin kalbine yerleşmesidir. Bu, isimlerin lafzî ve zâhirî yönüne odaklanmaktır. İkinci kademe ise ahlâkî esmâdır; sâlikin "tehallaku bi-ahlâkillâh" (Allah'ın ahlâkıyla ahlâklanın) hadîsi gereğince, isimlerin ahlâkî karşılıklarıyla ahlâklanmasıdır. Örneğin, "er-Rahmân" isminin tecellîsiyle merhametli olmak, ismin dışa yansıyan bir amelidir. Bu mertebelerde isimler, Hakk'a teveccüh kapıları olarak işlev görür.

Esmâ'ül Hüsnâ'nın iç-anlamı ise daha derin ve bâtınî mertebeleri kapsar. Üçüncü kademe, mârifet kademesidir; sâlikin her ismi sadece tilâvet etmekle kalmayıp, o ismin tecellîsini kâinatta ve kendi kalbinde müşâhede etmesidir. Burada esmâ, Hak ile kul arasında bir "köprü" hâline gelir. Bu, dış görünüşün ötesine geçerek, isimlerin ardındaki hakikati idrâk etme çabasıdır. Nitekim, dışı nurlu ve parlak görünen bir şeyin içinin duman gibi kapkara olabileceği, dış güzelliğin Hakk'ın mutlak güzelliğinden bir yansıma olduğu belirtilir³. Dördüncü kademe, zâtî esmâdır; sâlikin esmâdan zâta urûc etmesi, yani her ismin sahibinin tek bir Hak olduğu idrâkine ulaşmasıdır. Bu mertebede esmâlar, sâlikin gözünde "tek Hak'ın çoklu vechelerine" dönüşür, kesretten vahdete bir bakış açısı gelişir. Bu içsel idrâk, mutlak varlığın dış âlemde olduğu gibi iç âlemde de mevcut olduğu hakikatine dayanır¹. Bu bağlamda, "Bâtın" ismi gibi esmâ'ül hüsnâdan bir ismin, kişinin "rabb-i hâs"ı olmasının uygun olabileceği ifade edilir⁴·⁵·⁶·⁷·⁸. Bu durum, dış görünüşten ziyade iç âlemin kıymetini vurgular; zira dışı süslü bir bakır madeninden, toz toprak içindeki bir altın parçasının daha kıymetli olduğu belirtilir².

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kelime-i Nûhiyye · s.104Çünkü mutlak varlık, nasıl ki dış âlemde mevcut ise, iç âlemde de öylece mevcuttur. Nitekim Hakîm-i Senâî hazretleri bu anlama işaret ederek buyururlar:Oku
  2. 2Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4 · s.234Yüce Allah'tan Resûl-i Ekrem Efendimize hitap olduğuna göre, anlam şudur: “Ey şanlı peygamber, bu zikredilen hadisi hatırına getir; toz toprak içinde veya çamurOku
  3. 3Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11 · s.1177Dışı nurlu ve parlak, içi ise duman gibi kapkaradır. Örneğin, çok güzel bir kadının bedeninin iç yüzüne bakılırsa bir gübre yığınıdır; fakat dışı, Hakk'ın mutlaOku
  4. 4Nûr Sûresi · s.102Bu durumda bence, senin rabb-ı hasının belki "Bâtın" ismi veya o anlamda esmâ’ül hüsnadan diğer bir ismin olması daha uygun olacak gibi görünmektedir. Vakit bulOku
  5. 5Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba · s.222Bu durumda bence, senin rabb-ı hasının belki "Bâtın" ismi veya o anlamda esmâ’ül hüsnadan diğer bir ismin olması daha uygun olacak gibi görünmektedir. Vakit bulOku
  6. 6Hucurât Sûresi · s.61Bu durumda bence, senin rabb-ı hasının belki "Bâtın" ismi veya o anlamda esmâ’ül hüsnadan diğer bir ismin olması daha uygun olacak gibi görünmektedir. Vakit bulOku
  7. 7Kıyâmet Sûresi · s.92Bu durumda bence, senin rabb-ı hasının belki "Bâtın" ismi veya o anlamda esmaül hüsnadan diğer bir ismin olması daha uygun olacak gibi görünmektedir. Vakit buldOku
  8. 8Terzi, Elif, Terâzî, Teradî — İrfan Mektebi, Kırk Seyir · s.158Bu durumda bence, senin rabb-ı hasının belki "Bâtın" ismi veya o anlamda esmaül hüsnadan diğer bir ismin olması daha uygun olacak gibi görünmektedir. Vakit buldOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.