Fakr kavramı, lugat anlamından farklı olarak tasavvufta nasıl tanımlanır?
Fakr, lügatte 'fakirlik, ihtiyaç, dilencilik' anlamına gelirken, tasavvufta sâlikin Hak karşısında mutlak ihtiyaç sahibi olduğunu idrâk etmesi ve kalbinin Hak'tan başkasına muhtaç olmaması hâlidir. Bu, malın azlığı değil, kişinin kendi nefsaniyetinden, benliğinden ve beşerî sıfatlarından soyunarak hiçbir mülkü kendine isnat etmemesi durumudur¹·². Fakr, sâlikin Hak'ka mutlak muhtaç olduğunu bilmesi ve varlıklı olma ile yoksul olma hâllerini eşit görmesi, olunca şımarmaması, olmayınca üzülmemesidir³. Hadîs-i şerîfteki 'el-fakru fahrî' (fakr benim övüncümdür) ifadesi, bu makâmın peygamberî bir ad olduğunu gösterir.
Detaylı cevap
Tasavvufta fakr, mânâ yolcusunun ulaşmak istediği önemli hedeflerden biridir, zira yüce mertebelere ermenin yolu fakrdan geçer⁴. Fakr, sâlikin Hak karşısında mutlak ihtiyaç sahibi olduğunu kalben tahkik etmesidir. Bu durum, Fâtır 15'teki "yâ eyyühe'n-nâs entümü'l-fukarâ ilâ'llâh ve'llâhu hüve'l-ğaniyyü'l-hamîd" (ey insanlar, siz Allah'a muhtâcsınız; Allah ise zengindir, hamde lâyıktır) ayetiyle desteklenir. Fakr, mal ve mülk fakirliği olmaktan ziyade, kişinin kendi nefsaniyetinden tamamen soyunması, nefsine ve benliğine ait hiçbir şeyin olmadığını idrak etmesidir²·⁵. Abdullah Hafif'e göre fakr, yokluk ve sıfatlardan çıkış, yani fakirin hiçbir mülkü kendi nefsine isnat etmemesi ve beşerî sıfatların hükmü altından çıkmasıdır¹. Cüneyd-i Bağdâdî de fakiri, hiçbir mülkü kendi nefsine isnat etmeyen ve kimsenin mülkü olmayan kimse olarak tanımlar¹. Fakr, tasavvufta üç katmanda ele alınır: mâlî fakr (dünyaya bağlılığı azaltma), ahlâkî fakr (nefsin azametinden, kibrinden fakir olma) ve vücudî fakr (vücud iddiasından fakir olma, fenânın eşiği). Fakr tamamlandığında, sâlikin kendi "vücud fakrını" kemâle erdirmesiyle geriye sadece Hak kalır ki bu, fenâ fillâh'ın bir başka adıdır⁶·⁷. Fakr ile zühd arasındaki temel fark ise, zühdün dış dünyanın terki (mal, makam bırakma) olması, fakrın ise kalbin Hak'tan başkasına muhtaç olmaması hâli olmasıdır.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9 · s.1163“"Fakr" (tasavvufta Allah'a mutlak muhtaç olma hali) hakkında Abdullah Hafif (k.s.) buyurur ki: "Fakr, aksine yokluk ve sıfatlardan çıkıştır. Yani, fakir hiçbir ”Oku
- 2Namaz Sûreleri (Cilt 1) · s.49“İşte fakr dendiği zaman kelimedeki lûgat benzerliğin den, lûgatı açtığımız a, fakirlik diyor. B, Yoksulluk diyor. Miskinlik diyor. Miskin hiç malı olmayan. Faki”Oku
- 3Haşr Sûresi · s.31“Fakr ile ilgili çeşitli tasnifler yapılmıştır. Bu tasniflerden birisi şöyledir: Fakr iki türlüdür. Fakr-ı sûri; Kişinin malı ve mülkünün olmaması, fakr-ı manevi”Oku
- 4Zekât ve İnfâk · s.54“Fakr, mânâ yolcusunun varmak istediği önemli hedeflerden biridir. Çünkü tasavvuftaki yüce mertebelere ermenin yolu fakrdır. Manen fakir olan, beşeri sıfâtlardan”Oku
- 5Zekât ve İnfâk · s.42“İşte fakr dendiği zaman kelimedeki lûgat benzerliğin den, lûgatı açtığımız a, fakirlik diyor. B, Yoksulluk diyor. Miskinlik diyor. Miskin hiç malı olmayan. Faki”Oku
- 6K1-129
- 7Fakr
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.