İçeriğe atla

Fecr Sûresi Bu kitaptan sâlik için günlük hayatındaki İrfani dersler nelerdir?

Kitap Soruları5 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Sâlikin günlük hayatındaki irfânî dersler, nefs mertebelerinin tahkîki ve bu mertebelere uygun zikir, hâl ve yaşantı ile Hakk'a yönelme esasına dayanır. Fecr Sûresi'nin 27-30. âyetleri ekseninde işlenen bu dersler, sâlikin nefs-i mutmainne, nefs-i râdiye ve nefs-i merdiyye mertebelerinde ilerlemesini, her bir mertebenin kendine özgü zikir, idrâk ve hâlleriyle Hakk'a tam bir teslimiyetle dönmesini hedefler. Bu yolculukta sâlik, Hakk'ın esmâ tecellîlerini kendi nefsinde müşâhede eder, beşerî varlığından sıyrılarak Hakk'la birlikte Hakk'anî yönleriyle yaşamaya başlar ve nihayetinde Hakk'ın zât cennetlerine dâvetine mazhar olur.

Detaylı cevap

Sâlikin günlük hayatındaki irfânî dersler, nefs mertebelerinin tahkîki ve bu mertebelere uygun amelî tatbîkatlarla şekillenir. Bu dersler, Fecr Sûresi'nin 27-30. âyetlerinde geçen "Ey mutmain olan nefs! Rabbine dön, razı olarak ve rızasını kazanmış olarak! Kullarımın arasına gir ve cennetime gir!" hitabının mânâsını idrâk etme ve yaşama gayretidir.

1. Nefs-i Mutmainne Mertebesi:

  • Zikri: "YA HAKK" ism-i şerîfidir. Bu zikirle sâlik, Hakk'ın varlığını ve birliğini kalbinde pekiştirir.
  • İdrâki: Bu mertebede sâlik, kendi beşerî varlığının Hakk'a ait olduğunu idrâk eder. Henüz tam olarak yaşamasa da, bu bilgiye ulaşır. Bu, tarîkat düzeyindeki mutmainlik olup, irfâniyetle oluşacak daha yüksek bir hâle hazırlıktır.
  • Hâli: En'âm Sûresi (6/79) âyetiyle işaret edilen "Ben, varlığımı semâvât ve arzı var edene döndürdüm, ben müşriklerden değilim" hâliyle hâllenmeye çalışır. Bu, tevazu ve ihlâs üzere bir yaşantıdır.
  • Yaşantısı: Melekî ahlâkla ahlâklanır. Kanaat, sehavet, şecâat, iffet gibi fiillerle iş görür. Tâat ve ibâdetten zevk alır, kötülüğe dönmekten korkar. Bu makamda sâlik, Hakk'ın davetine icâbet ederek huzur bulur ve Rabb'ine güveni artar. Kendini daha derinlemesine tanımaya başlar. Bu, umumîlikten seçilmişliğe geçişin başlangıcıdır ve yoğun çalışma gerektirir.

2. Nefs-i Râdiye Mertebesi:

  • Zikri: "Ya HAY" ism-i şerîfidir. Bu zikirle sâlik, Hakk'ın Hayy isminin tecellîlerini kendi varlığında ve âlemde müşâhede eder.
  • İdrâki: Bu mertebede sâlik, başına gelen her hâle kayıtsız şartsız rıza göstermeye gayret eder. Hakk'ın rızasını kazanma yolunda büyük bir cehd içinde olur.
  • Hâli: Bakara Sûresi (2/153) âyetiyle işaret edilen "Ey iman edenler sabır ve namazla yardım dileyin. Allah'u Teâlâ muhakkak ki sabredenlerle beraberdir" hâliyle hâllenmeye çalışır. Tevekkül hâli çok gelişmiştir.
  • Yaşantısı: Ahlâkı hoşgörüdür. Tevekkül, sabır, teslimiyet ve rıza hâliyle yaşar. Tezekkür, tefekkür ve Hakk korkusu fiillerine yansır. Kerâmet sevgisi ve melekût keşfi zevkî idrâkleridir. Bu mertebede sâlik, Rabb'inin rızasını kazanmak için imtihanlara sabreder, isyan etmeden kabullenir.

3. Nefs-i Merdiyye Mertebesi:

  • Zikri: "Ya KAYYUM" ism-i şerîfidir. Bu zikirle sâlik, Hakk'ın Kayyûm isminin tecellîsiyle kendi varlığının Hakk'a bağlılığını ve Hakk'ın her şeyi ayakta tutan olduğunu idrâk eder.
  • İdrâki: Bu mertebede sâlik, kendisinden râzı ve hoşnut olunma yolunun açıldığını idrâk eder. "Ey mutmeinneye eren kişi, sen ondan râzı o da senden merzî olarak Rabb'ına dön. Benim kullarımın arasına ve benim cennetime gir" hitabını gönlünden duyar.
  • Hâli: Bakara Sûresi (2/152) âyetiyle işaret edilen "Beni zikredin, ben de sizi zikredeyim. Bana şükredin nankörlük etmeyin" hâliyle hâllenmeye çalışır. Bu hâl, Hakk'la birlikte Hakk'anî yönleriyle yaşamayı ifade eder.
  • Yaşantısı: Beşerî varlığından tam sıyrılamamış olmakla birlikte, bu hâlin sonuna gelmiş sayılır. Eski hâllerine dönmemeye çalışır. Zikir, zâkir ve mezkûrun birlenme yolunda olduğu bir yaşantıdır. Hakk'ın sevgisini ve hoşnutluğunu kazanmış, yakîn nûruyla aydınlanmıştır. Halkı ve âlemi terk ederek sadece Rabb'iyle alışverişe başlar. Bu, nimet cennetlerinden farklı olarak zât cennetlerindeki yaşamdır; meşguliyeti Hakk'ladır.

Sâlikin bu irfânî dersleri günlük hayatına tatbîk etmesi, her mertebenin zikir, idrâk ve hâllerini yaşamasıyla mümkündür. Bu yolculukta mürşidin himmeti ve irşâdı önemli bir rehberdir.

Kaynaklar

Bu cevabın dayandığı eser — kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kaynak · s.27gereği deve kendi gününde çok su içiyor diye deveyi öldürdüler ve Cenâb-ı Hakk (c.c)’ta onları helâk etti. Taştan deve çıkması aslında günümüzde besin zinciri kOku
  2. 2Kaynak · s.73“O zaman, kullarımın arasına gir.” Buradaki kullar genelde yukarıda da bahsedilen İmân ehli mü’min kullardır, ancak özde ise Allah ismi zâtının kulları-zuhurlarOku
  3. 3Kaynak · s.6761 Hâdî den’dir. Böylece hedefi, Nefs-i Merdiyye olan gönül ehli ağır, ağır, daha emin adımlarla yoluna devam eder. Bu mertebede zikirlerde küçük bir değişiklikOku
  4. 4Kaynak · s.61da olsa bir fikir vermiştir. Herkeze selâmlar hoşça kal. Efendi Baban.  55 (İrciî ilâ rabbiki râdıyeten maOku
  5. 5Kaynak · s.45gibi azâblandıramaz.” Kişilerin vicdani azâbları kendilerine yeter ve bu azâbın en büyüğüdür, bundan daha büyük azâbta kimse yapamaz. “Kendi kendine yaptığın âdOku
  6. 6Kaynak · s.55(a.s.) ma “asânı yere bırak” dediğinde, asâ-değnek, bir yılan olarak müneccimlerin ürettikleri bütün araçlarını yuttu gitti. Yunus balığı yunus (a.s.) mı bir müOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.