İçeriğe atla

Fenâ fillâh'ı yaşamak için günlük amelî tertîb nasıl olmalıdır?

Sâlik AmelTemel düzey0 görüntülenme8 kaynak
Kısa cevap

Fenâ fillâh makâmına ulaşmak için sâlikin günlük amelî tertîbi, kendi izâfî varlığını Hakk'ın varlığında yok etmeye yönelik bir seyr izler. Bu tertîb, mürşid tarafından verilen muayyen zikir ve dualar olan virdlerin düzenli icrâsı ile başlar (Vird). Sâlik, her gün Kur'ân-ı Kerîm mealini tefekkürle okuyarak ve dikkatini çeken âyetleri not alarak Hakk'ın kelâmıyla bağ kurar¹. Bu süreçte, beş vakit namaz gibi Cenâb-ı Hakk'ın programına uygun amelleri yerine getirerek kendi fiillerinin Hak'tan zuhûr ettiğini idrâk eder ve kendi varlığını Hakk'ın varlığında yok etme hâline yönelir²·³. Geceyi fenâ fillâh'ın, gündüzü ise bekâ billâh'ın temsili olarak gören bu seyr, karanlıktan aydınlığa, fenâdan bekâya geçişin vaktidir⁴·³.

Detaylı cevap

Fenâ fillâh'ı yaşamak isteyen sâlikin günlük amelî tertîbi, tasavvufî sülûkun mertebelerine uygun bir şekilde ilerler. Öncelikle, mürşid tarafından belirlenen virdlerin düzenli olarak yerine getirilmesi esastır (Vird). Bu virdler, sâlikin Hakk'a yönelişini ve zikrullah ile kalbî irtibatını güçlendirir. Günlük olarak Kur'ân-ı Kerîm mealini sesli bir şekilde ve tefekkürle okumak, dikkat çeken âyetleri not almak, Hakk'ın kelâmıyla derin bir bağ kurmanın ve ilâhî hakikatleri idrâk etmenin önemli bir adımıdır¹. Bu okumalar, sâlikin kendi fiillerinin müstakil olmadığını, fâilin Hak olduğunu görmesine yardımcı olan fenâ-yı ef'âl mertebesine zemin hazırlar (Fenâ, K1-2).

Amelî tertîbin bir diğer önemli unsuru, beş vakit namaz gibi Cenâb-ı Hakk'ın programına uygun amelleri ihlâsla yerine getirmektir. Bu ameller, kulun kendi iradesini Hakk'ın iradesine teslim etmesini ve "Kulillâhi sümme zerhüm" (Allah de, gerisini bırak) sırrını yaşamaya başlamasını sağlar⁵·². Namazda secde, sâlikin kendi izâfî varlığını Hakk'ın varlığında yok etmesini; kıyam ise fenâdan bekâya geçişini sembolize eder³. Bu durum, gecenin sonu ile gündüzün başlangıcı olan teheccüd vaktinde yaşanan karanlıktan aydınlığa, fenâdan bekâya geçişe benzer³. Gece, bâtını, vahdeti ve fenâ fillâh'ı; gündüz ise zâhiri, kesreti ve bekâ billâh'ı temsil eder⁴·⁶·⁷. Sâlik, bu amelî tertîb ile kendi benlik anlayışlarından soyunarak ilâhî kimliği ile yaşamaya başlar⁴. Bu seyr, evliyâullahın amelleri gibi amel ederek varlıktan yokluk tarafına, yani fenâ fillâh mertebesine gelmek ve buradan bekâ billâh mertebesine yükselmektir⁸.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Bir Sâlikin Seyr Yolu Hikâyesi (Cilt 1) · s.282Eğer okuyorsanız devam ediniz , günlük böyle bir virdiniz yoksa her gün en az bir yaprak Kurân-ı Kerim mealiyle birlikte okuyunuz. Dikkatinizi çeken âyetlerin nOku
  2. 2Namaz Sûreleri (Cilt 2) · s.11Yâni yaptığımız ameller Cenâb-ı Hakk'ın verdiği program üzere olmalı biz bunu yaptığımızda, yâni meselâ beş vakit namaz kıl deniyor değil mi? Bu bir program. PrOku
  3. 3Zümer Sûresi · s.42Bu tertîb, ma'nevî seyre işârettir: Sâlik önce secde eder, ya'nî kendi izâfî varlığını Hakk'ın varlığında yok eder; ardından kıyâma kalkar, ya'nî fenâdan bakâyaOku
  4. 4Hicr Sûresi · s.126------------------- “Gece” tasavvufta fenâ-fillâh’ı “gündüz” ise bakâ-billâh’ı temsîl eder. Fenâ’fillâh’ta kişideki beşerî benlik anlayışları son bulur, bakâ-biOku
  5. 5Kulillâhi Sümme Zerhüm
  6. 6Zümer Sûresi · s.24"Gece" bâtını, vahdeti, fenâ fillâh'ı, celâli ve zulmeti; "gündüz" ise zâhiri, kesreti, bakâ billâh'ı, cemâli ve nûru sembolize eder. Enfüsî yönden bakıldığındaOku
  7. 7Mü'minûn Sûresi · s.117Not: Ölme ve dirilme hakkında ilâve bilgiler (15)-(17)'inci âyetlerin yorumlarında verilmiştir. " Ve lehuhtilâful leyli ven nehâr " ( Gece ile gündüzün birbirinOku
  8. 8Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7 · s.546Mi'raca mensup olanlardan kasıt, Allah dostlarıdır ve Burak onların amellerinin suretidir. Yani "Eğer Allah dostları safında durur ve onların amelleri gibi amelOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.